Mayıs 2011

10 Yazılar Ana sayfaya dön
Aylık yazılar gösteriliyor Mayıs 2011

Denemeler Kurbanı 19 Mayıs :)

Bir 19 Mayıs tatilinden herkese merhaba! Yorgun olduğum için yine öğleye kadar uyurum diye tahmin ediyordum ama öyle olmadı; 09.00′ da açıldı gözlerim :) Benim garezim haftasonlarına imiş; bunu da anlamış oldum :)) Blogger okuma sütununda benden zaman zaman denemeler gören ve ses 1,2,3 tarzında yorumlar bırakan arkadaşlarım; hepinize çok teşekkür ederim *-* Problem mi olduğunu sormuşsunuz. Aslında uzun zamandan beri var diyeyim. Wordpress’ e taşındığım günden beri blogumun güncellemelerinin görülememesi ile ilgili geri bildirimler alıyordum. Oldu derken, olmadığını duymak; hele hele bazılarının güncellemeleri alıp bazılarının ise alamaması iyice kafamı karıştırıyordu. Birşey bende askıda kalmamalı; gece-gündüz çalışırım üzerinde o konuyu netleştirmek için. O nedenledir ki; bozuk bir plak gibi arada “Deneme, deneme” diye çizip durdum :)) İçinizden bana saydırmadınız inşallah! :D Vallahi tek amacım şu sorunu çözebilmekti. Beni izlediğini sanıp üstüne hiç yazmadığımı düşünen insanlardan mesajlar almak yeterince üzdü zaten beni :/ Ha, sadete gelelim; çözdüm mü peki sorunu? Hala…

Benim Kitabım :)

Kişisel gelişim kitaplarına olan merakım aşikar. Özellikle evren’sel konular son zamanlarda listenin başında, bilmeyen kalmadı sanırım :)) Aykut Oğut’ un “Evrenden Torpilim Var” kitabı ile iyice depreşen ilgim yeni çıkan kitabı ile bu aralar tavan yaptı yine… Siz bu fotoğrafı aynanın karşısında çekildiğimi düşünedurun; aslında fotoğraf kitabın ta kendisi *-* Kitabın içeriğine ne kadar uygun bir kapak seçimi olmuş, değil mi? İsimsiz bir kitap… Senin kitabın… Kitabı her kapattığında üzerindeki ayna sana eşsizliğini ve herşeyin senin elinde olduğunu vurguluyor adeta. Kitabı bugün aldım ve ilk kitabı gibi bir çırpıda bitecek gibi gözüküyor… Bitsin; yorumlarımla burada olacağım… Not: Canon’ umla ilk poz da bir kişisel gelişim kitabının kapağında olacakmış; neye niyet, neye kısmet :) Belki de evrenden bir mesaj bu – olamaz mı? :)

Okuyucuların Bloglardan Beklentisi

Bumerang’ ı duymuş muydunuz? Aynı zamanda Hürriyet Gazetesi’ nin bir servisi olan bu kanalın Bumhaber başlığı altında blog yazarları için paylaştıkları faydalı haberleri okumaktan büyük keyif alıyorum. Geçenlerde gözüme çarpan bu başlık altında yazanların da hepimizin gözünün önünde bulunmasının iyi olacağını düşündüm. Bakalım konu ile ilgili tespitleri nelermiş? ——————————————- Blogunuza hiç okuyucularınızın gözünden bakmış mıydınız? İşte okuyucuların bloglardan bekledikleri… Beni eğit. Nasıl yapıldığını öğret. Bana hikayeni anlat. İlginç, her yerde bulunmayan araştırma sonuçlarını paylaş. Beni Güldür! Bir ürün ya da hizmetle ilgili karar vermemde yardımcı ol. Bana bir konunun yaşanmış örneklerini, başarılı ya da neden başarısız olduğunu anlat. Bana blogunu gezen herhangi biriymişim gibi hissettirme. Bana ilham ver. Bana yapmam için farklı bir proje sun. Bilmediğim konuları teknik terimleri açıkla, bilgilendir. Bir konu ya da güncel sorunu özetle. Beni düşündür! Anlattığın olayları yaşamamı, hissetmemi sağla! Günlük kullanım pratiklerini paylaş. Teknik sorunların nasıl çözdüğünü paylaş. Turistik yerleri kendi yorumlarını, deneyimlerini katarak…

Yüzüklerin Efendisiyim :)

Eskiden yüzük takamazdım. Çok hoşuma giderdi görünce ama birkaç saat parmağımda durur, sonra da fırlatır atardım o yüzüğü parmağımdan. Sanırım bunda kıvırcık saçlarıma takılmaları da etkili :) Saçlarımla çok oynadığımdan bukleler arasında asılı kalan parmaklar pek işime gelmiyor haliyle :)) Nişanlandıktan sonra da yüzüğe alışmam epey vaktimi almıştı; kaç kez evde unuttuğumu bilmem :) Zamanla kaynaştık neyse ki… Ve sayesinde ben yeni yüzüklere de yelken açmaya başladım… Parmaklarım ince olduğundan gösterişli yüzükler kendilerini pek bir gösterdikleri için (!) minyatür (kendim gibi) yüzüklerle daha rahat ediyorum. Geçen gün de evimin yolundaki mağazada bu yüzükleri tanesi 5 TL’ ye bulunca bir değil, on tane almışım nerdeyse!! :D Ama hepsini bir günde almadım, yolumun üzeri olunca her uğramamda farklı bir yüzük keşfedip hepsini koleksiyonuma kattım. Tamam, hepsini değil; yarısından çoğunu :)) Bakalım neler almışım, dökelim şimdi yüzüklerimizi… Tabii sonra bilelim sizin de favorinizi :)

Dikiş Teknikleri Kitabından

Geçen hafta Singer – Dikiş Teknikleri kitabından bahsederken görsel ekleyememiştim; soran arkadaşlarıma fikir vermesi adına kitaptan birkaç sayfayı fotoğrafladım. Konu ile ilgili önceki yazımı kaçıranlar buradan zıplayabilirler ;) Daha önce de söylediğim gibi; benim en çok ilgimi çeken kısım projeler :) Henüz denemek için zamanım olmasa da kumaşlarımı değerlendirmem için bu kitapta birçok alternatif bulacağımdan eminim *-* Kitabı satın almak isteyenler Ucuzluk Vadisi üzerinde piyasa fiyatından çok daha uyguna kitabı bulabilirler. Umarım görseller az da olsa meraklılarına fikir verebilmiştir :)

Evimin Salonu

Gidip gelip üzerinde değişiklikler yapsam da, duvarlarına asamadığım çerçevelerle içim yana yana, Paşabahçe’ den alamadığım dekorasyon ürünleri aklımda, gözüme bir sürü eksiği-gediği (bazen fazlası) batsa da, ihtiyaçların hiçbir zaman bitmeyeceğinin ve zevklerin her daim değişebildiğinin bilincinde, işte benim evimin salonunun şu anki hali diyorum :) “Şu anki” kelimesinin altını özellikle çizmek istiyorum; çünkü yarın ne yapacağım hiiiç belli olmaz :)) Neyse, siz onu-bunu bırakın; buyurmaz mıydınız? :) Not: Bu yazı istek üzerine hazırlanmıştır. Daha önce hobi odamın görsellerini paylaşmıştım. Şu an o halinden eser yok yalnız :) Onun da güncel görüntülerini en kısa zamanda sizlerle paylaşıyor olacağım…

Elinizde Bir “Canon” Varsa…

Yanına yaklaşmaya korktuğunuz kedilere objektifinizi yönlendirebilir, Sokaktaki renkli, ışıldaklı şeylere iştah kabartabilir, Çiçeklere karşı içinizden taşan sevgi seline kendinizi kaptırabilir, Hayatınızda hiç ot görmemiş gibi davranabilir, Görselini nerede kullanacağınızı dahi bilmeden gördüğünüz bir tabelayı baş tacı yapabilir, Hiçbirşey bulamasanız Taksim’ in göbeğinde eşinizi nişan alıp sonra “Bunun adı portre fotoğrafı” diye kafa ütüleyebilirsiniz :))

Bir “Demet” Fotoğraf :)

Fotoğraf çekmeyi sevdiğim kadar Photoshop programı ile fotoğraflar üzerinde oynamaktan büyük keyif alıyorum. Hatta o kadar ki; bazen vaktin nasıl geçtiğini bile anlamıyorum :) Eşim bilgisayar karşısında beni kaybettiğinden şikayet ederse, ben mutlaka oralarda bir yerde kendimden geçmişimdir :) Elimde değil ama; ucundan biraz yaratıcılık girsin işin içine, kolay kolay bırakmam ben peşini, sonra uyku-muyku hak getire… Bu eğlenceli fotoğraflar da arka arkaya çekimin nimetlerinden :) Aklınızda olsun; fotoğraf makinenizle “sürekli çekim” yapmak sürpriz karelere imza atar; özellikle bebek, çocuk fotoğrafları çekiyorsanız… Deneyin, farkı göreceksiniz ;)

Aksesuarlarıma “Canon” Etkisi

Tasarım konusunda ne kadar yetenekli olursak olalım, el emeği ürünlerimizi iyi fotoğraflayamazsak eğer tüm uğraşımızı çöpe gitmiş sayabiliriz. İyi fotoğraf çekmenin altın kurallarından biri de şüphesiz gün ışığından faydalanmak. Ben çook eskiden gün ışığı deyimini güneşli hava ile karıştırır, güneş tam tepedeyken çektiğim fotoğraflarımda neden o doğallığı yakalayamadığımı düşünürdüm kara kara :) Sonradan öğrendim ki – gerçi bunu öğreneli çok olmuyor – altın saatler sabahın çok erken saatleri ile gün batımı zamanıymış… Güneş tam tepedeyken çekilen fotoğrafların da insan portreleri, nesneler üzerinde derin gölgeler oluşturmaktan başka hiçbir katkısı yokmuş ki; bu da zaten istenmeyen bir şey… Ben de Canon’ umla yeni bir gezintiye çıkarken bugün, yanıma birkaç aksesuarımı aldım çok öncelerden tasarladığım. Genelde beyaz karton ya da bir kitap sayfası üzerinde fotoğrafladığım ürünlerimi bu kez parktaki tahta masa üzerinde kamera karşısına aldım. İşte buraya taşıyabildiğim birkaç görsel – yeni makinemden eski aksesuarlar; Yer: Yıldız Parkı

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme