Benden

İstanbul; Güzel Şehir…

Bu fotoğrafları İstanbul’a ilk adım attığım günlerde çekmiştim. Bugün “mesaisizlik” içerisinde vakit bolluğu yaşarken***, bilgisayarımın köşesine sıkışmış bu fotoğraflara biraz el attım, sizinle de paylaşayım dedim :)(*** : Malum yarın işyerinde son günüm)Bu, tablo gibi oldu, çok beğendim :)İstanbul güzel şehir, değil mi? Bir de trafiği olmasa…

Sene 2000…

Bilgisayarımı kurcalarken buldum bu fotoğrafımı.10 sene önce; üniversiteye başladığım yıl… Sınıftan bir kare… Kaptan kız rolündeyim :D Benden de ne kaptan olur ya :p Bol pantolon takılıyormuşum o dönemler, kıhkıhkıh :))Bu arada, okuduğum bölümle uyumlu çekildiğim tek fotoğraf bu sanırım, hehe :DNasıl, yaşlanmış mıyım? :)) Dijital kamera ile tanışmamıştım henüz o yıllarda; haftalıklarımdan arttırdığım paraları resmen fotoğrafçıya yatırıyordum :)) Fotoğraf makinasına film al, sonra nasıl çektiğini/çekildiğini göremediğin fotoğraflarının kağıda basılmış halleri için paraları dök :)) İçinden yarısını beğenme :)) Pehhh… Onun da güzelliği, heyecanı farklıydı ama, değil mi :) Benim gözüme uyku girmezdi fotoğrafları görene kadar :) Hey gidi günler heyyy :)))

Beş Sene Sonra?!

O klasik iş görüşmesi sorusu:Ciddi bir yüz eşliğinde tabii ki…”5 sene sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?”Yok, alçakgönüllü olamayacağım bu kez.Kendinden emin, kararlı bir ses tonu ile:”5 sene sonra kendimi genel müdür koltuğunda görüyorum”Dedim, vallahi dedim :))Karşımdaki ne düşünür, bilemem. Çok da ilgilendirmiyor açıkçası.Hem bu “evren” demiyor muydu önce hayallerinizi hak ettiğinize inandırın kendinizi ;)Yanlış cümle: Ben kiiiim, ayda 5000 TL kazanmak kim??!! O şans beni bulmaz ki!Ağzınızdan çıkanlara dikkat edin, gerçek olabilirler ;)O zaman;Benden iyi müdür mü bulacak ki ;) Pehhh! :))

Bugün Yeni İşimin İlk Günü :)

İnternette kendi işimi kurmayı çoook uzun süredir istiyordum. Bunun için de iyi bir eğitime ihtiyacım olduğunu yaşadığım canlı örneklerde gün be gün hissediyordum. Yapılacaklar listemde neredeyse üç senedir asılı duran “e-ticaret” eğitimini hayata geçirmek için daha fazla beklememin yanlış olacağına karar verdim ve bu haftasonu gittim, kursa kaydımı yaptırdım :)Ekim’in ikinci haftası dış ticaret ve e-ticaret eğitimim başlıyor. 2,5 aylık bir süre sonucu, yani 2011 başında blog arkadaşınız artık alanında yetiştirilmiş uluslararası ticari danışman oluyor ;) Bu konu üzerine hem İzmir’de hem de İstanbul’da çok fazla kurs alternatifi araştırmış biri olarak Coproline’ın benim için en doğru seçenek olduğundan eminim. İçinizde böyle bir arayış içerisinde olan arkadaşım varsa tavsiye ederim. Hem M.E.B onaylı sertifika almanız hem de dersleri uygulamalı olarak alarak, A’dan Z’ye seçtiğiniz ürünün pazar araştırması, logo tasarımınız, kartvizitleriniz, vs. ile sizi tam anlamı ile kendi işinin sahibi olma yolunda tam donanımla mezun etmesi bu eğitim programını tercih etme sebebimdir.Bir…

Okuduklarımdan Öğrendiğim Şeyler Var! Peki Ya Yaşadıklarımdan?

Denize nazır ofiste son günler…Hoppalaa! Bu da nerden çıktı şimdi? Şurda dün gibi hatırlıyorum “yeni işime başlıyorum” diye sevindirik dolaştığın günleri??Yok, olmadı, yapamadım! Düşündüm, taşındım ve yanlış bir yönlendirme sonucu yine yaptığım seçimin yanlış olduğuna karar verdim. Boyun eğip aylarca, hatta yıllarca kendi yeteneklerime, bilgi birikimime küfreder gibi çalışmaktansa mutsuz ve memnuniyetsiz, sil baştan başlarım dedim. İyi etmiş miyim?E, iş bulsaydın önce? Öyle ayrılacağını söyleseydin?Kulağa mantıklı geliyor olabilir ama öyle değil aslında pratikte. Bir işte çalışırken başka iş aramak… Her ikisine de nasıl odaklanabilir ki insan? Ben farklı bir iş ararken mevcut işimden hayır gelmez ki bana? Zaten iş de arayamam o tarz bir durumda… Görüşmelere nasıl gideyim? Bugün rahatsız olayım, kaytarayım. Yarın bankada işim çıksın… Sonra? Yok, yok, yapamam ben öyle.Fazla uzatmanın anlamı yoktu zaten. Ekstra mesai saatleri içerisinde kendime en ufak bir şey dahi katmadan, hayatın anlamı nedir, bence bu değildir yanıtları içerisinde geçirilen günler beni gün be…

Yeşillendim :)

Bazen denk mi geliyor, bilmiyorum; bir hafta boyunca sabahları giyinmek için dolabımda elimi neye atsam hep aynı renk ve tonlarda kıyafetleri tercih ediyorum. Bilmem size de oluyor mu…Bazen mor haftam, bazen pembe haftam, bazen de ard arda karalara bağlandığım günler oluyor :) Bu hafta da dikkat ettim kendime; hep yeşillerden gitmişim.Hal böyle olunca bir yeşil kombinasyonumu sizinle paylaşmadan edemedim; Ben ucuz bulduğum ve hoşuma giden; kendime yakıştırdığım ne varsa asla affetmem :D Alışverişe çıktığım zaman eşim benden çok korkar o yüzden :)) O nedenle, kombin yayınlama adeti; etek şurdan; ayakkabı burdan demeyi çok isterdim ama baktım da şöyle bir fotoğrafıma bir tane marka ismi söyleyecek giysimi bulamadım :))Ama şunu diyebilirim; babet 10 TL ve o fiyata inanılmaz rahat. Ayakkabıcı çok fazla tercih edilmeyen renkteki ayakkabıları dökmüştü, ben kendime giyilebilecek renkte bir tane buldum :)) Tokayı ben yaptım (her ne kadar fotoğrafta pek gözükmese de). Eteği İzmir’den almıştım; sanırım dört sene…

Yırtarım Siyahları, Beyazlara Sığmam, Taşarım :)

Metroda, otobüste, yolda giderken bayanları incelemeyi çok severim; ne giymiş, ne ile uydurmuş, aksesuarları nasıl,.. kendime uydurabileceğim bir fikir elde edebilir miyim, vs. :) Olmus dedigim kombinasyonları hafızama kazır, zamanı gelince sakladığım yerden çıkarır, kullanır; olmamış dediklerimi de çöp kutusuna atarım :) Bir nevi esinlenme benimki ve yolda geçen zamanımı kendimce etkin kullanma yöntemlerimden biri :))Yalnız son zamanlarda çalıştığım şirkette bir arkadaş vardı ki; onun siyah-beyaz sevdasına anlam verememekle beraber bir gün çenemi tutamayıp bu tutkunun aslını bizzat kaynağına sorma girişimim oldu :)) Öyle böyle değil ama; her gün ya siyah, ya beyaz, ya da siyah-beyaz içinde onu görmekten bu iki rengin uyumuna karşı içimden böğürme sesleri geliyordu, ne yapayım :)) Normalde muhabbet konusu dahi yapmam. Aldığım cevap ise beni pek tatmin etmedi, ne yalan söyleyeyim; küçüklüğünden beri siyah-beyaz giyermiş sadece; desenli hiçbirşeyi yokmuş; çünkü kendisine farklı bir rengi yakıştıramıyormuş. Nasıl yaa oldum içimden! Bir insan nasıl dolabında morlara, pembelere…

CTRL+A –> DELETE & Başlat

Hayatımızda istemediğimiz insanları, istemediğimiz nesneleri, istemediğimiz olayları da böyle silebilsek keşke.Baş parmağım CTRL, işaret parmağım A tuşunda; aynı anda, uyum içerisinde ve sonra pufff :)Üç tuşla bitse işleri, yok olsalar, hayatımıza giremeseler bir daha, belleklerden silinseler; olmaz mı?Ne yazık ki şu an mümkün gözükmüyor… İcat edilirse bir gün ama, ilk kullanıcılarından olmak isterim :)Peki, başlat kısmına geleyim ben. Orası daha zengin, uygulanabilirliği daha kolay en azından :)Başlat diyorum ve 24 Ağustos Şükran dosyasına tıklıyorum efendim; Uyumadan önce nasıl duygularla gözlerimizi kapatırsak aynı duyguların devamı niteliğinde sabah gözlerimizi açarmışız.Enerjimiz düşükse kaldığı yerden devam edermiş.. Artık dolana kadar :)Uyumadan önce dolduralım da o zaman, sabaha uğraştırmasın bizi :))Sorarım sana Cheerful; bugün nelerden ötürü şükran duydun? Şöyle kapat gözlerini, neler yaşadın an be an, değerlendir. En ufak anlatılası olaya değin ama; ki bu hayatta şükran duyulacak ne kadar çok şey olduğunu görelim.Nefes almak, evinde şu an sağlıklı bir şekilde eşinle, sevdiğinle olmak, bir…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme