Demet

8 Yazılar Ana sayfaya dön

Yaş 29

Yolun neresi efendim?Ben daha çok başında olduğumu hayal ediyorum :)Doğum günü tacımdan da belli olmuyor mu zaten :))Büyüdükçe küçülenlerdenim ben…Nüfus cüzdanıma göre 09.Aralık.1982 doğum tarihim… Ama kendimi bildim bileli her sene 10 Aralık’ta kutlanır benim doğum günüm… Bu geleneği de hiç bozmadım bu güne dek…Ben 9 Aralık’ı 10’una bağlayan gece doğmuşum çünkü… Karlı bir kış akşamıymış diye başlarmışım :)) E, ama gerçekten öyleymiş :)O yüzden, önce doğum günümü Turkcell, Vodafone, bilimum bankalar kutlar… Hatta gece saat 00.00’ı geçince başlarlar mutlaka :)) Yazık, onlar bilmiyor ki bu kızın doğum günü aslında bir gün sonra :))Hep onlardan farklı hediyeler bekledim aslında bu zamana kadar, ne bileyim; Turkcell doğum günüme özel o günkü tüm konuşmalarımı bedava yapabilirdi mesela :)) Ya da bir banka benim tüm kredi kartı borçlarımı silse :p Tamam, çeyreği de kabul :DNerde 29 yaş ciddiyetine özgü dilekler, nerde Demet? :))Öyle şaklaban bir tacın altında da çok mühim dilekler dilenmiyor ki…

Wok Mevzusu

Wok tava 14 TL…Hmmm, ucuzmuş dedim. Zaten çok da kullanabileceğim bir mutfak eşyası değil ama bu fiyata evimde bulunması da hiç fena fikir değil :)Mağazanın önünden bir tava kaptım, içeri girdim. Tam kartımı uzatacağım. Bayan sadece nakit ödeme kabul ettiklerini söylüyor. Şans ya, üzerimde de nakit yok. O zaman başka bir gün alayım bari diyerek tam tavayı yerine bırakmaya yöneliyorum ki mağazadaki satıcı bayan peşimden sesleniyor:”Bugün kampanyanın son günü!!” O kadar agresif şekilde atlıyor ki o tavayı o dakika almam için, direkt antipati uyandırıyor bende.”O zaman sağlık olsun” deyip çıkıyorum mağazadan ve ben biliyorum ki o gün kampanyanın son günü filan değil.Dün yine aynı mağazanın önünden geçiyorum ve görüyorum ki o tavalar hala orada. Ben satın almaya niyetlendiğim günün üzerinden neredeyse bir hafta geçmiş. Üzerimde nakit para var bu kez, ama alır mıyım? Almam!İçeri girip satıcı kadını bulup “Hani o gün kampanyanın son günü idi!” diye bir esip gürleyesim var.Yapar…

Yazıyorum; Öyleyse Varım :)

Yazı yazmak… Benim en ucuz terapi yöntemim, geri beslemesi ise paha biçilemez…Kendimi bildim bileli yazarım ben; bir dönem şiir yazdım, hikaye yazdım, makale yazdım,… Kompozisyon en sevdiğim dersti lise yıllarında, Edebiyat öğretmenim tarafından belirlenen bir konu üzerine destanlar yazmaktan inanılmaz keyif alırdım.Liseye giderken iki tane koca koca ajanda doldurmuştum yazdığım hikayelerle, derecelerim bile vardı yazı dalında yarışmalarda. Hatta o zamanlarda İpek Ongun en sevdiğim yazardı, onun gençlik romanlarını okumayı çok severdim, Bir Genç Kızın Gizli Defteri idi yanılmıyorsam onunla ilk tanıştığım kitap. Hayalimdi o yazarla yüzyüze sohbet etmek, ondan imza almak ve kitap çıkarmam konusunda ondan destek istemek :)Ufak bir adım da attım aslında zamanında… Lise sondu yanlış hatırlamıyorsam; tüm edebiyat öğretmenlerimin “Bu kız ileride yazar olacak” beklentilerine bir de ben yazarlık hayallerimi ekleyip mektup yazmıştım değerli İpek Ongun’a, o zaman bilgisayarla, internetle bağımız yoktu tabii…Sağolsun, ilgilenmişti o da, bana çalıştığı yayınevindeki kişinin detaylarını vermişti, bir heyecanla en beğendiğim hikayelerimden…

SSK Kayıtlarında Soyadı Değiştirme

Evleneli neredeyse bir sene olacak ama öğrendim ki sevgili SSK benim hala evlenmeden önceki soyadımla kayıtlarını tutmaya devam ediyormuş ve ben kapısını çalıp, “Merhaba, benim soyadım değişti” demezsem de bir ömür boyu beni bekar bilecekmiş :))Ben sanıyordum ki ben nüfus cüzdanımı değiştirince SSK da sistemini güncelleyecek. Öyle olmuyormuş işte! Çalıştığım şirketin insan kaynakları departmanı beni uyarmasa, herhalde farkında bile olmayacaktım; ki kayıtlarda beni evli halimle tanımadığı için de kimbilir seneler sonra bu nasıl bir traji-komediye yol açacaktı…Artık daha fazla askıya almadan, bu sabah Göztepe yollarını tuttum. Müthiş bir metrobüs yolculuğu idi; onca insanla hepimiz kardeşiz modunda kol kola, sırt sırta Anadolu Yakası’na geçtim. Sadece Kadıköy’ü görmek güzeldi, itiraf ediyorum. Eğer işe geri dönmek zorunda olmasaydım bugün pazarı vardı, ne de güzel olurdu orda gezmesi :)Göztepe de güzelmiş, bu vesile ile İstanbul’un bu semtini de görebilme şansım oldu ucundan azıcık… SSK’ nın binası da neyse ki yol üzerindeydi de benim gibi…

Yeni Oyuncağım; LOOKLET

Hani eskiden kağıt bebekleri giydirirdik ya; gazeteler verirlerdi, keserdik, boyardık… Favori oyunlarım arasındaydı kağıt bebekler ve tabii Barbie bebeklere annemin diktiği kıyafetleri giydirip onları gezmeye götürmek :)) Bir gece kıyafetleri vardı ki bebeklerimin, sormayın gitsin :))Şimdi bu oyunu sanal aleme taşımışlar anlaşılan ama bebekler hayli gerçek =) İstediğiniz mankeni seçip son moda kıyafetlerle kendi stilinizi yaratıyorsunuz. Ücretsiz üyelikle tüm kombinasyonlarınızı kaydedebilir, arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz de :)Ben çok sevdim bu oyunu, siz de oynamak isterseniz buradan lütfen :)

Nişan Tepsimiz _

Sevgili hayat güzel’ in kendi yaptığı nişan tepsisini blogunda paylaşmasıyla kafamda şimşekler çaktı. Benim de kendi nişanımda bir tepsi vardı kullandığımız; gerçi benim yapmak için fırsatım olmamıştı o zaman; Eminönü’nden eşimin annesi almıştı. Onu da öyle bir baştan savma yapmışlar ki ucundan tutup hafiften çekiştirmemle tepsim çıplak kalmıştı :)) Neyse ki nişanımdan önce değil :DNe diyordum… İşte o çakan şimşekten sonra “Evet yaaa!” dedim; bizim de bir nişanımız olacak yakındaaa… “Bu cici geline neden kendi tepsimi süsleyip ona özel bir nişan tepsisi yapmayayım ki!” dedim… Abisi ile hem ortak bir paylaşımları olur, değil mi? :)) İkisinin de nişanında aynı tepsi, sadece farklı görünümlerde :)) Ama, onunki daha güzel oldu sanki; hıh :p Kendi tepsimin fotoğrafını bulursam yayınlarım ama benim nişanımdan pek fotoğrafım yok :( Nasıl olur, değil mi :)) Enteresan bir şekilde o gün fotoğraf çeken birini bulamadım, makinamı verdiğim kardeşim de sağolsun hep saçlarımı çekmişti :))Neyse, biz gelelim kendi…

O Kasnaklar Ne mi Oldu? :)

Burada bahsettiğim kasnaklar yeni görünümlerine kavuştular :)Aslında çok basit ve hızlı sonuçlanan bir proje oldu. Yabancı bloglarda gördüğüm ve çok hoşuma giden bu fikir, duvarları bu denli ucuz bir dokunuşla şık bir görünüme kavuşturduğu için uzun zamandır yapmayı istediğim ev dekorasyon fikirleri arasındaydı. Uygun olarak elimde kalan bu kumaşı da böylelikle kasnaklarda değerlendirmiş oldum :)Eğer siz de denemek isterseniz, yapmanız gereken şey tuhafiyeden kasnaklarınızı alıp en favori kumaşlarınızı değerlendirmek olacak ;) Küçüklü büyüklü kasnaklar alınarak daha farklı kombinasyonlar da yapılabilir.Unutmadan, kumaşı gererken sıkı tutarsanız daha hoş bir görüntü ortaya çıkacaktır. Ben arta kalan kumaşı kesip silikonla arkadan yapıştırdım ki, çirkin bir görüntüsü olmasın.Şimdi sırada bunları nereye asacağımı bulmak var :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme