Dün kendimi pek iyi hissetmediğim için eşimden beni işyerinden almasını rica etmiştim- zaten eve gelir gelmez uyumuşum; sanırım üşüttüm, baş ağrısı, mide bulantısı, filan…Eve dönüşte dolmuşa bindik ve en arka koltuğa tam yönelmiştim ki; gözüme ilk çarpan şey koca bir poşet yün ve başında oturan yaşlıca bir teyze; elinde şişleri; sanki altın gününde gibi harıl harıl örgü örüyor :))Bir an üzerimdeki ağırlığın da etkisi ile nerede olduğumu şaşırdım desem yanlış bir hissiyatın tanımlaması olmaz sanırım :))))İçimden dedim; “Herhalde yolu uzun, vaktini geçiriyor bu şekilde…” Tebrik ettim içten içe bir yandan da; dolmuşun frenine, insan kalabalığına aldırmadan odaklanmış bir şekilde örgü örebiliyor. Ben yolculuk esnasında başımı öne eğdiğimde mide bulantısından kitap bile okuyamazken (çok saran kitaplar hariç, ehehe) kadın vaktini etkin kullanıyor, helal olsun dedim :DHızla kafamdan geçen bu düşünceler eşliğinde koltuğa oturmuştum ki kadın poşetin içinden ördüğü bir şapkayı çıkardı; bana çok yakışacağını söylüyor. Önce algılayamadım; ki “Almaz mısın?” sorusu…
Turkuazoo’dan Görüntüler
Bahsettiğim gibi; Turkuazoo’dan birkaç görüntü ile karşınızdayım. Aslında çok fotoğraf çektim (100’ü aşkın) ama gelin görün ki; içerisi çok karanlık ve camlarla dolu olduğundan (tabii fotoğraf makinamın profesyonel olmadığının da altını çizerekten, hehe) ne yazık ki her fotoğrafım çok net görüntüler içermiyor. O yüzden elediklerimle geldim… Tabii bazı balıkların suyun içindeki atraksiyonel hızını da es geçemeyeceğim :))Neyse, biz gelelim fotoğraflarımıza;Büyülü bir mekan…Bu balıklar pek sevimli değil ama neyyse :))Bu balık da dinlenmeye çekilmiş sanırım :))En can alıcı bölüm :))Tabii sadece balıkları seyre dalmadık :)) Biraz da “balıkçılık” oynadık :DVe korsan ekip arkadaşlarım :)
Balıklar Aşkına; TURKUAZOO
Bugün kurs çıkışı ailecek TURKUAZOO’ ya gittik :) Görümcem sağolsun ^_^Balıklar aşkına; TURKUAZOO diyorum :)) Hayatımda bu zamana kadar görmediğim türde yüzlerce balık bir araya gelmişti :)))Çok eğlendim ve bol bol fotoğraf çektim tabii ki…Buyrun kapıdan girelim :) Amanınn, içerde kimler varmışşş :)) Kayıp Balık Nemo’nun kardeşleriii :DDevamı gelecek…Dip Not: TURKUAZOO nedir/nerededir diye merak edenler http://www.turkuazoo.com/ sitesini ziyaret edebilirler :) Bu arada, favori balığımı da videoya çekmeden edemedim; Nasıl buldunuz? :)
İlk İş Günü
Dolabında en resmi kıyafetlerini arar gözlerin hazırlanırken… Siyah, beyaz renkler ve topuklular baş tacın oluverir birden :)İşyeri ile evin arasındaki mesafeyi kestirmeye çalışırken, üstüne gelen İstanbul trafiği, Pazartesi sıkışıklığı ve planda hiç yokken serpiştiren yağmur damlaları kendileri ile yarışan topuk sesleri eşliğinde iş dünyasına hoşgeldin der sana :))Hiç tanımadığın insanlar… Sürekli bir tokalaşma hali… Herkese Siz diye hitap etme durumları…Bazen elini, kolunu nereye koyacağını bilemezsin. Lavabonun yeri nerdeydi acaba diye düşünür, yanlış bir odaya dalmamak için belki de kendini kontrol edersin :))Biraz çekingenlik varsa kanında, çay içmekten dahi sıkılır, günde neredeyse tükettiğin 10 bardaklık suyun o gün sadece 2 bardağını içtiğini anımsarsın gün bitiminde :)))İsimleri hafızada tutmaya çalışmak… İnsanları birbirine karıştırmamak için maksimum çaba sarfetmek…Verilen eğitimlerin, yapacağın işin tüm detaylarını beynine kazımaya çalışırken içinden yükselen “servis dışı” alarmına inat hala birşeyler öğrenme çabası…Acaba şöyle bir soru sorsam hakkımda ne düşünürler diye kafadan geçen onlarca senaryo…Öğle yemeğine kiminle çıkacağını bilmemek.. Öğle…
Resimsiz Yazı
Sizin de blogunuzun izleme sütununda gözünüze ilk çarpan yazılar resimli olanlar mı? Şahsen kendi adıma ilk olarak yazıya eklenen resimler, daha sonra yazının başlığı benim o yazıyı liste içerisinde seçmemde ve algılamamda etken oluyor. O nedenle, mümkün mertebe yazdığım her yazıya resim eklemeye çalışıyorum, sanki resimsiz yazdığım yazı eksik kalmış gibi geliyor ama resimsiz kaldığım zamanlarda da illa ki resim koyacağım diye içime sinmeyen, konu ile alakasız görsel paylaşımlarda da bulunmak istemiyorum :)Bugünkü yazım resimsiz de; ondan böyle bir giriş yaptım :))Erken kalkabilseydim eğer, kursa gitmeden pazardan aldıklarımın fotoğraflarını çekecektim ama uyanamadım, döndüğümde de hava karardığından ışıksız ortamda pek başarılı çekim yapamayacağımı bildiğim için o yazımı bol güneşli bir güne öteledim :)Fotoğraf çektikçe ve çekilen fotoğrafları inceledikçe bu konuda biraz daha bakış açım genişledi sanırım ki; artık oda lambası ışığında zorunlu olmadıkça çekim yapmıyorum, mutlaka ürün fotoğrafı çekeceksem balkona çıkıyorum ve doğal ışıktan faydalanıyorum. En azından profesyonel bir makina alana…
Kadıköy Pazarı mı :)
Yeapp :)) Dediğim gibi dün son tatil günümü Kadıköy pazarında dolana dolana geçirdim :) Yağmura inat, çamura inat :D Biraz ıslandım tabii ama ne yapalım, o da bonusu artık :)) Hava dün pek iç açıcı olmadığından sanırım, pazar biraz boş göründü gözüme; gerçi ben yine kendime alacak birşeyler buldum tabii :) Ya da tüm imkanları zorladım desem daha doğru bir tabir olur :)) Yalnız aldıklarımı henüz fotoğraflayamadığım gibi poşetlerinden de çıkaramadım desem :S Dün yorgun argın eve gelince, bugün de kursum başladı, biliyorsunuz; henüz ona fırsat bulamadım… “Ne aldım?” postu o yuzden ayrıca yayınlanacaktır :) Dipnot olsun bu da.Pazara bir arkadaşımla gitmiştim dün, dönüşte biraz oturalım dedik. Mado’yu görünce attık kendimizi poşetlerle içeri :) Ben Anadolu Yakası’nı çok iyi bilmem bu arada. Daha Avrupa Yakası’na yeni yeni aşina olmaya başlamışken, kıhkıhkıh :)))Mado’da bir fincan çay siparişimizin bu şekilde sunumu çok hoşumuza gitti, fotoğrafını çekmeden edemedim ^_^Ve dönerken hayatımın cuk ortasında…
Bu Eldivenlere Bayıldım!
Ben sizin için birkaç tanesini buraya taşıdım, çeşit çeşit eldiven için sizi böyle alayım :) Hangisine baktıysam aklım kaldı :) Bir tanesi ile asla yetinemeyen biri olduğum için bu eldivenlerin her renginden, her modelinden isterim ben dolabımda :)) Her birini takacak yer bulur muyum bilmem ama isterim işte :D
Keçe Çiçek Tokalar ve Birkaç İğne Broş
Ta-tamm! Ben geldimm :)Nasılsınız arkadaşlar görüşmeyeli? Umarım herkesin keyfi yerindedir…Yine çiçekler arasında kaybolmuşken koleksiyonuma tokalar da ekleyeyim dedim ve oradan bir de bakmışım; kendimi broşlar arasında bulmuşum :)İşte sonnn “cheerful” aksesuarlarrr;Bu arada, bundan önce yaptığım aksesuarlarıma da buradan ulaşabilirsiniz ;)