Demet

8 Yazılar Ana sayfaya dön

Yeşillendim :)

Bazen denk mi geliyor, bilmiyorum; bir hafta boyunca sabahları giyinmek için dolabımda elimi neye atsam hep aynı renk ve tonlarda kıyafetleri tercih ediyorum. Bilmem size de oluyor mu…Bazen mor haftam, bazen pembe haftam, bazen de ard arda karalara bağlandığım günler oluyor :) Bu hafta da dikkat ettim kendime; hep yeşillerden gitmişim.Hal böyle olunca bir yeşil kombinasyonumu sizinle paylaşmadan edemedim; Ben ucuz bulduğum ve hoşuma giden; kendime yakıştırdığım ne varsa asla affetmem :D Alışverişe çıktığım zaman eşim benden çok korkar o yüzden :)) O nedenle, kombin yayınlama adeti; etek şurdan; ayakkabı burdan demeyi çok isterdim ama baktım da şöyle bir fotoğrafıma bir tane marka ismi söyleyecek giysimi bulamadım :))Ama şunu diyebilirim; babet 10 TL ve o fiyata inanılmaz rahat. Ayakkabıcı çok fazla tercih edilmeyen renkteki ayakkabıları dökmüştü, ben kendime giyilebilecek renkte bir tane buldum :)) Tokayı ben yaptım (her ne kadar fotoğrafta pek gözükmese de). Eteği İzmir’den almıştım; sanırım dört sene…

Ta-taaam! Lovely Shoes Siparişim Geldiii :)

Yaklaşık iki haftalık bekleyişimin ardından Lovely Shoes siparişime kavuştum :) Hele şükür :)) Favorim olan bu puanlı ayakkabıları çok sevdim :) Yalnız kalıbı biraz küçük olduğu için eğer ki ayakkabı birkaç kez giydikten sonra açılmazsa fazla kullanmaya dayanamayabilirim. Bu ayakkabıdan sipariş etmek isteyenlere tavsiyem; normalde giydiğiniz numaradan bir numara büyüğünü sipariş vermeniz olacak; ki ayağınız rahat etsin içinde. Gelelim siyah ayakkabılara… Görüntüsü çok şık, kalıbı diğer ayakkabınınkine oranla biraz daha geniş ancak beni hayal kırıklığına uğratan birşey var ki; o da ayakkabının sağ eşinin derisinin üzerinde su lekesi görüntüsünde olan defo- resimde görebilirsiniz :( Sildim ancak geçiremedim (ucuz etin yahnisi sanırım bu da), geri de göndermekle uğraşamayacağım, sanırım bir süre bu şekilde giyer- ne de olsa yan tarafta ve yere yakın olduğundan çok göze batmıyor ancak ilerleyen günlerde ayakkabının sağ ve sol kısımlarına bir atraksiyon ekleyebilirim :)) Ayakkabı süsleme geçmişimiz de var neyse ki :))Eşimin ayakkabıları şansına çok güzel çıktı,…

Belki de Evren…

Belki de tüm suçlu e v r e n… :))Sinyalleri yanlış yorumladı :DNe istediğimizi söylemeliydik, ne istemediğimizi değil ;)Belki de ben kadın yönetici ile çalışmak istemiyorum derken üzerime kadın yöneticileri çektim, olamaz mı? İki senedir başımda hepsi :STersini denesem?Aklı selim bir erkek yönetici lütfen.. Evren, sipariş ediyorum, duy beniiii :) Ne yapmam lazım, olması için? Erkek yöneticim varmış gibi mi davranmam lazım şimdi? Peki o nasıl olacak?Evren bak ben çok ciddiyim; duy sesimi ve neyin var, neyin yoksa, harekete geçir, benim için sakladıklarını sunma zamanın artık, ne bekliyorsun!! Fazla zamanım yok- sana iki hafta süre!Bekliyorum, sabırsızlıkla!!Not: Ne saçmaladığımı düşünenleri buraya alayım ;)

Kadın Yöneticiler

Siz de benim gibi kadın yöneticilerden muzdarip olan topluluk içinde misiniz yoksa? Hemcinsimiz diye koruyup kolladığımız, bağrımıza bastığımız, arkasında durduğumuz türünün son örneği bu canavarlar sizin de mi baş belanız? Egosundan geçilmeyen, kendini dağları yaratmış yücelikte görüp burnundan kıl aldırmayan, her ne şekilde olursa olsun yaptığı yanlışları doğru olarak görüp, bunu çöplüğünde kural olarak kabul ettirmeye çalışan, çevresinde şak-şakçılar arayan, pekala çoğunlukla da bulan bu ukala dümbeleklerinden biri de sizin başınızda mı?O zaman ben ne haldeyim, çok iyi anlarsınız beni… Şu kocaaaa İstanbul’ da iki sene içinde çalıştığım beşinci firmamdayım (öyle çok da iş değiştirmem ama mahvettiler beni, anlayın işte); yaa arkadaşım tüm yöneticiler mi kadın çıkar karşıma? Peki hepsi mi sorunlu, çirkef, mahalle kavgasına hazır edada, yüzünde gülümseme, arkasında sopası dolaşır? Ben anlamadım ki!Yalnız ne anladım, biliyor musunuz?Bu tarz tiplerin bazı ortak özellikleri var, hangi bilimin ilgi alanına giriyorsa mutlaka incelesin!! İki senelik ömrü hayatımda ben bunu gördüm, bunu…

Yırtarım Siyahları, Beyazlara Sığmam, Taşarım :)

Metroda, otobüste, yolda giderken bayanları incelemeyi çok severim; ne giymiş, ne ile uydurmuş, aksesuarları nasıl,.. kendime uydurabileceğim bir fikir elde edebilir miyim, vs. :) Olmus dedigim kombinasyonları hafızama kazır, zamanı gelince sakladığım yerden çıkarır, kullanır; olmamış dediklerimi de çöp kutusuna atarım :) Bir nevi esinlenme benimki ve yolda geçen zamanımı kendimce etkin kullanma yöntemlerimden biri :))Yalnız son zamanlarda çalıştığım şirkette bir arkadaş vardı ki; onun siyah-beyaz sevdasına anlam verememekle beraber bir gün çenemi tutamayıp bu tutkunun aslını bizzat kaynağına sorma girişimim oldu :)) Öyle böyle değil ama; her gün ya siyah, ya beyaz, ya da siyah-beyaz içinde onu görmekten bu iki rengin uyumuna karşı içimden böğürme sesleri geliyordu, ne yapayım :)) Normalde muhabbet konusu dahi yapmam. Aldığım cevap ise beni pek tatmin etmedi, ne yalan söyleyeyim; küçüklüğünden beri siyah-beyaz giyermiş sadece; desenli hiçbirşeyi yokmuş; çünkü kendisine farklı bir rengi yakıştıramıyormuş. Nasıl yaa oldum içimden! Bir insan nasıl dolabında morlara, pembelere…

Cheerful Çikolata Topları :)

Bugün malum tatildi… Öğleden sonra evde ne yapsam diye dolanıp dururken kendimi bu kez hobi odamda değil de mutfakta buldum :)Geçen akşam iftarda gelen misafirlerimiz için sevgili görümceciğimle beraber havuç topları yapınca bu kez de çikolata topları yapasım geldi :))Artık beni tanıdınız, bir şeyden bıkana kadar tüm çeşitlerini deneyen bir yapım olduğunu söylememe gerek yok sanırım :))Önce internette tariflere baktım, birden fazla değişik yapılış şekline rastlayınca ben de kendi tarifimi uyguladım :)2,5 su bardağı süte Dr. Oetker çikolatalı sosu toz olarak döktüm ve içine bir tane Ülker in dikdörtgen bitter çikolata paketini kırdım, ocağa alıp orta ateşte yavaş yavaş karıştırmaya başladım. Sosum kaynayıp çikolatam da içinde eridikten sonra birkaç dakika daha ocakta tutup soğumaya aldım. Diğer tarafta geniş bir kase içine 3 paket Ülker sade bisküviyi kırdım, ufaladım, miniminnacık yaptım :))Ülker in bisküvilerini daha çok seviyorum ben ve puding, krema, sos gibi malzemelerde de Dr. Oetker takıntım var :)) Neyse,…

CTRL+A –> DELETE & Başlat

Hayatımızda istemediğimiz insanları, istemediğimiz nesneleri, istemediğimiz olayları da böyle silebilsek keşke.Baş parmağım CTRL, işaret parmağım A tuşunda; aynı anda, uyum içerisinde ve sonra pufff :)Üç tuşla bitse işleri, yok olsalar, hayatımıza giremeseler bir daha, belleklerden silinseler; olmaz mı?Ne yazık ki şu an mümkün gözükmüyor… İcat edilirse bir gün ama, ilk kullanıcılarından olmak isterim :)Peki, başlat kısmına geleyim ben. Orası daha zengin, uygulanabilirliği daha kolay en azından :)Başlat diyorum ve 24 Ağustos Şükran dosyasına tıklıyorum efendim; Uyumadan önce nasıl duygularla gözlerimizi kapatırsak aynı duyguların devamı niteliğinde sabah gözlerimizi açarmışız.Enerjimiz düşükse kaldığı yerden devam edermiş.. Artık dolana kadar :)Uyumadan önce dolduralım da o zaman, sabaha uğraştırmasın bizi :))Sorarım sana Cheerful; bugün nelerden ötürü şükran duydun? Şöyle kapat gözlerini, neler yaşadın an be an, değerlendir. En ufak anlatılası olaya değin ama; ki bu hayatta şükran duyulacak ne kadar çok şey olduğunu görelim.Nefes almak, evinde şu an sağlıklı bir şekilde eşinle, sevdiğinle olmak, bir…

Pozitifiz (+) :)

Geçen hafta bahsettiğim kitabın ardından yeni bir çekim yasası kitabı okumaya başladım; “EVRENDEN TORPİLİM VAR”Ne yalan söyleyeyim; şu çekilmez İstanbul trafiği bile bitmesin dedirtti ya bana, helal olsun :))Çok akıcı, bol örnekli, uygulamalı, sizi düşünmeye davet eden, son dönem içerisinde okuduğum en anlam içeren kitaplardan biri diyebilirim.Anladım ki; hayatımızda başımıza gelenlerin tek sorumlusu bizmişiz. Herşeyin ama herşeyin…Yaşadığımız sorunlardan, yüzümüzü gülümseten en ufak şeye kadar herşeyi düşünce yapımızla mıknatıs gibi biz çekiyormuşuz kendimize.Öğrendim ki; bu hayatta pozitif cümleler kurmak lazımmış (hep söylenir ama uygulanmaz). Evrene istemediklerimizi değil istediklerimizi listelememiz lazımmış.Çünkü bilinçaltı öyle kurulası bir şeymiş ki, sizin yapma dediklerinizi de yap diye algılar, evrene siparişinizi öyle verirmiş :)Aslında temel nokta bu, biliyor musunuz ;) İstemek.. Ve tabii istedikten sonra o gerçekliğe uygun bir yaşantı içine girmemiz gerekiyormuş ki, yani istediğimiz şey olmuş, biz ona sahip olmuşuz gibi davranmamız gerekiyormuş ki evren bunun farkına varsın ve isteğimizi kısa sürede hazır etsin…Ben de…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme