Benden

Mutlu Bir Hafta Olsun

Pazartesi’ nin geldiği gibi Cuma’ yı gördüğümüz; mesai saatlerinin şıp diye geçip gittiği; sabahları ilk alarm sesi ile yataktan fırladığımız… Ardı ardına güzel haberler aldığımız; renklerin enerjisiyle sarıp sarmalanmış GÜNEŞLİ BİR HAFTA olsun – hem içimizde, hem dışımızda ; )

Bıraktım, Dağınık Kalsın

Geçtiğimiz Cumartesi güne “Google Friend Connect” uygulamasının bana tamamen veda ettiğini öğrenerek başladım. Aslında beklediğim bir gelişmeydi; hatta kendisinin 01 Mart itibari ile hokus pokus olacağı söylentileri vardı :) – daha önce de söylemiştim. Gitmeyince bir sevindirik olmuştum gerçi, söz verdiği tarihte kullanıma kapansaydı bu kadar çok kafama takmazdım sanırım. Ben eski Blogger kullanıcısı olduğumdan Üyeler listesinin web linkini yeni adresime yönlendirmiştim vakt-i zamanında; işte bu yüzden Google Amca’ nın beni gözden kaçırdığını düşünüp teknolojik bir mevzuya karşı galip geldiğime kendimi inandırarak gizliden gizliye sevinirken, son gülen iyi güldü ve Google amacına ulaştı. Geçen yıl yine Mart ayı idi; bu bloga taşınmıştım. Mart ayının uğursuzluğu mu artık bilmiyorum; yine benzer bir zamanda farklı bir bloglama sorunu ile karşı karşıya kaldım. Yalnız şu an enteresan olan bir şey var ki; o da ben taşınırken ne olur, ne olmaz diye Blogger üzerindeki eski blogumu silmediğim için beni izlemeye alanlar şimdi orada boy…

Yazmış… Kışmış… Cuma’ ymış…

Bugün güneş yüzünü gösterdi, çok şükür :) Gerçi camdan bakıp görüntüye aldansaydım halim haraptı; o ne soğuk öyle, sabah işe giderken dondum resmen… Aman yağmur-çamur olmasın da ben soğuğa razıyım; sarınır, sarmalanır, yine gezmelere giderim. O yüzden, mümkünse gökyüzünden aynı performansı yarın ve Pazar günü de göstermesini bekliyoruz :) Yalnız öyle zor uyandım ki bu sabah; hem haftanın yorgunluğu, hem benim dün çok geç uyumam derken adeta kendimi yataktan kazıdım ve uyandıktan sonra en az beş dakika göz kapaklarımın tam olarak açıldığına şahit olamadım :) Zaten çalışan insan için günün en zor dakikaları, yatakla bağımızı koparmaya çalıştığımız safhaya tekabül etmez mi? Dün neden geç yattığımı söylememe gerek yok sanırım; planım öncesinden belliydi. Eşim maçtan dönene kadar bilgisayar başında “Scrapbooking” konulu araştırmalar yapıp durdum. Hatta bilgisayarda açtığım klasörleri dijital kağıtlar, resimlerle doldurmakla çok meşgul olduğumdan bırakmış olduğunuz yorumlara dönüş bile yapamadım – bu haftaki yorumlarla topluca ilgileneceğimi bilesiniz ;) ‘ “Digital…

“Digital Scrapbooking” de Neymiş? : )

Gün geçmesin ki farklı birşeye heves etmeyeyim. Şimdiki konum da “digital scrapbooking”. İki gündür akşamları evde kendimi dijital kağıtlar, bantlar, resimler araştırıp bilgisayarıma kaydederken buluyorum. Öyle boş birşeyle uğraşıyormuşum hissi var ki yalnız içimde, zamanımı onlara harcarken hissettiğim suçluluk duygusunu tarif bile edemem :) Tam bilgisayarın karşısında üst üste duran kumaşlar ve fermuarlara öpücükler atarak yapıyorum bu işi hem de :)) En son gözlerim acırken bıraktığım resimlerde hâlâ aklım mesela… Arama motoruna birşey yazınca Google Amca’ nın karşıma çıkardığı tüm sayfalara bakmaya çalışma gibi bir hastalığım var benim :) Ya aradığım asıl şey 28. sayfada ise, ben 3. sayfada arama sonuçlarına bakmayı bırakır da onu kaçırırsam? :)) Ya da oralarda bir yerde daha güzeli var ve benim kendisini keşfetmemi bekliyorsa? {Elindeki ile yetinmeyi bilmeyen, gözü hep daha fazlasında, daha güzelinde olan insan modeli} Okuyup resimlere bakmakla iş hallolsa yine anlayacağım. Yeni bir kelime mi gördüm okurken, bilmediğim birşeyle mi karşılaştım;…

Bu Aralar; Yoğun, Yorucu, Yeni Meraklar Peşinde

Ne yoğun bir gündü… Ofiste sabah masama oturduğum andan mesai bitene kadar kafamı kaşımaya vakit bulamadım desem yeri… Pazartesi’ ler genelde telaşelidir de bugün daha bir başkaydı. Bazen sanki ipin ucundayım da, ben o ipi çektikçe iş geliyor, çektikçe iş geliyor… Bazen de oltamı sallamışım denize, saatlerce bekliyorum orda bir balık tutayım diye; yok ama nafile… Birer birer gelmiyorlar ki! Ya hep beraber geliyorlar aniden, davet filan beklemeden ya da küsüp gidiyorlar topluca… Hani bir ortasını bulsak fena olmaz. Ne nefes nefese çalışmaktan yanayım şu zamandan sonra ne de saate her baktığımda akreple yelkovanı bıraktığım yerde bulmaya tahammülüm var. Neyse, neyse, bir Pazartesi daha bitti, haftasonu da gelir elbet :) Gerçi o da göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor ya… Tıpkı geçen haftasonu onlarca fermuarlı cüzdan dikeceğim diye kendimi gaza getirip sadece bir tane dikmeye vakit bulabildiğim gibi :)) Mazeretim vardı gerçi bu kez; rahatsızdım biraz, uyumaya – büyümeye ihtiyacım vardı…

Dünden Kalan…

Dünkü yazımı en güzel özetleyen yorumdu sanırım bu – sevgili Seyhan’ dan gelen: “… zorunluluk hissetme yazmak için, yazmak için de yazma ama yazacaklarını da kendine saklama ;)” Evet, aslında benim de korkum kendime belirli günler dahilinde kısıtlamalar getirmek; sorumluluklar, ödevler vermek, sonra yapamadığım zamanlarda yaşadığım vicdan azabı ile sıkılmak, tasımı – tarağımı toplayıp kaçmak belki de en sonunda… Kendim ederim, kendim bulurum yani :) İşin büyüsü bozulsun istemem… Sonuçta ben ne tasarımcıyım, ne fotoğrafçı, ne de bir yazar… Hepsini zevk için yapıyorum; keyif alıyorum yazarken, birşeyler tasarlarken ya da bir fotoğrafı nasıl en iyi şekilde çekebileceğimin üzerine kafa yorarken… Hani bunlardan biri bile benim mesleğim olsa, yani karşılığında para kazanıyor olsam bu planlı, saatli hareketlerimin sebebini anlarım da… Yaptığım kendi kendimi köle gibi çalıştırmaktan başka birşey olmuyor zaman zaman. Acımasız bir şekilde ağır ödevler veren bir öğretmen, aynı zamanda da onun çalışkan ve itaatkâr öğrencisi gibiyim adeta :) Bir…

Mutlu Haftasonları {Kelebekli Nokta}

Kelebeklerle başladım haftaya, yine kelebeklerle nokta koyuyorum – size bol kelebeğim olduğunu söylemiştim :) Hem madem havaların ısınmaya niyeti yok, biz de buralara bahar gelmiş gibi yaparız; belki duyar sesimizi, adımlarını hızlandırır :)) Bu arada, hani bugün Google Friend Connect kaldırılıyordu Blogger kullanmayan bloglardan? Unuttular mı? :) Yoksa bana mı torpil geçtin Google Amca? :p

Buradayım, Ben Buradayııımm : )

Ben biliyordum bu haftanın böyle olacağını… Haftasonu fotoğraf çekemememden belliydi zaten günlerce sesimin – soluğumun çık(a)mayacağı… Oysa anlatacak öyle çok şeyim var ki… Bir sürü yeni cici var paylaşacak… Hepsi de karşımda; gözümün içine bakıyor… Darmadağınık ettim salonu zaten; haftasonuna kadar da böyle – kimse kusura bakmasın :) Fotoğraf çekmeme mani olanlar utansın hem – tabii beni duyuyorlarsa… Fazlaca plânlıyım, programlıyım ben… Belki de biraz takıntılı… Yeni birşey mi katıldı üretilenler deryasına… Hemen salondaki masanın üzerinde yerini alır, fotoğrafı çekilene kadar da orda kalır :) Ben gider, gelir, sağını – solunu düzeltir, evirir, çevirir; içime sinmeyen noktası varsa olurunu bulmaya çalışırım… Fotoğraf çekimi için boy gösterene kadar da o parça kullanıma kapalıdır – kimseye el sürdürmem :)) Geçen hafta da birkaç gün izinli olunca hobi işlerine el atmıştım mâlum… Yaptığımı masanın üzerine yığdım fotoğraflarını haftasonu çekeceğim diye… Hava durumunu da kontrol etmişim öncesinde; güneşli, pırıl pırıl bir hava beni bekliyor,…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme