Demet

8 Yazılar Ana sayfaya dön

2010′ dan Ne Umduk, Ne Bulduk?

Bu senenin başında bir yazı yazmıştım, 2010 Yapılacaklar Listesi başlığı altında.Merak ettim; bakalım sene biterken sözlerime ne kadar sadık kalmışım :) Geçen sene demişim ki:*****************************************************************2010 yili yapilacaklar listemde ilk sirayi EV-LEN-MEK aliyor sanirim , hehe :DMalum iki elin parmagini gecmeyecek kadar gun sayisi kalinca liste basina oturuyor ister istemez :)*****************************************************************DeğerlendirmeEvlendim mi? Evet, evlendim :) – 10 puan.Geçen sene demişim ki:*****************************************************************Saka bir yana ; bu sene icerisinde firsatim olur mu bilmiyorum ama hayatim maddi / manevi biraz rayina girsin , kendimi gelistirmek icin birkac kursa gitmek istiyorum ;Bunlardan biri , photoshop / web tasarimi gibi egitimler iceren bir kurs ; digeri de e-ticaret uzerine dis ticaret alaninda sertifika alabilmeme imkan taniyacak bir altyapi …*****************************************************************DeğerlendirmeE-ticaret kursuna gitmekteyim :) Bunu gerçekleştirebildiğim için kendimi ayakta alkışlıyorum :)) Sene bitmeden de sertifikamı alıyorum… Photoshop/web tasarımı üzerine bir kursa gidemedim ne yazık ki ama özellikle photoshop ile ilgili kendimi geçen seneye göre baya geliştirdim. Siz de…

En Sevdiğim Gün :)

Cuma geldi sonunda… Ne zor bir haftaydı öyle yaa… Günlerce yatıp yuvarlandıktan sonra sabahın köründe kalkmak ne kadar zor geldi, bilemezsiniz; ki yorgunluktan bugün dönüşte serviste uyuyakalmışım :)Dün de gözlerimi açamadığım için size seslenemedim ne var ne yok diye… Tüm gün aklım buralardaydı ama… Ve itiraf ediyorum; arada telefonumdan bloguma girip yoklama da aldım :DNeyse ki atlattık bu haftayı… Bir daha da ne zaman böyle uzun tatil görürüz, bilmem :) Benim gibi işe yeni başlamış olanlar da bir sene boyunca tatil özlemiyle yanar tutuşur :)) Gerçi yeni diyorum ama ay sonunda bir buçuk ayımı dolduruyorum, nazar değmesin :)Kursta da eğitimi yarıladık; beş haftam kaldı. Kısmet olursa sene sonunda sertifikamı alacağım… Bunun yanında, aklımda yeni fikirler var tasarımlarım adına… İlerleyen yazılarımda paylaşıyor olacağım ;) Ne derler; keep in touch :DArada kontrol ediyorum bir de; arama motorunda tarot falı sonucunu merakla arayan arkadaşlarım oluyor sanırım :) Uzun bir ara verdim kart açmaya,…

En Güzel Öğretmenler Günü Hediyesi :)

Bugün öğretmenler günü ya, hadi size günün temasına uygun bir hikaye anlatayım :) Yalnız atlamadan; tüm blogger öğretmen arkadaşlarımın öğretmenler günü kutlu olsun. Ben biliyorum, orda birsürü öğretmen arkadaşım var benim :)) İlkokul birinci sınıftayım. Hayatımın ilk anlam kazanan öğretmenler günü… Öğretmenime en güzel hediyeyi ben vermek istiyorum; çünkü o zamanlar bir de çocuklar arasında tatlı bir rekabet; “Benim aldığım çiçek daha büyük, hediyem daha güzel…” gibilerinden… Tabii ben de ezik kalmak istemiyorum, tabir-i caizse. En güzeli benim hediyem olmalı :))) Annemden maddi destek istiyorum; ııhhh, birşey çıkmıyor… Kendi başıma kalıyorum. Defterimden bir yaprak koparıp başlıyorum öğretmenime mektup yazmaya. Ne yazdığımı dahi hatırlamıyorum şu an ama kuru boya kalemlerle filan da bir güzel boyuyorum, süslüyorum… Derken o kağıdı o şekilde öğretmenime veremeyeceğimi düşünüp kendimce hediye kutusu arayışına giriyorum evin içinde ve bir altın bilezik kutusunun içine sanki çok kıymetli bir hediye almışım gibi kağıdımı özenle katlayıp yerleştiriyorum; kutunun içinde elyaf…

Garipler Diyarından… Eğlenme Garantili Mim :)

Son mim diyorum ve mim dükkanını bununla beraber kapatıyorum dostlar :) Bilmem, sıkıldınız mı benim mimlerimi okumaktan…Sevgili Rusyena tarafından mimlenmişim bu kez; konumuz garipliklerimiz. Biraz düşündürücü bir konu aslında… Hmmm…Bayan pimpiriğim ben; kapıyı kilitlediğim halde kilitlemediğimi, ütünün fişini çektiğim halde çekmediğimi düşünür, felaket senaryoları yazarım. Bu gariplik değil, herkeste var demeyin; bendeki bildiğiniz gibi değil :)) Kapıyı kilitlediğimden emin olduğum halde bazen üç kez kapalı kapıyı iterim, açılır mı acep diye :D Çevremde bunu gören herkes benim manyak olduğumu düşünür, hatta sanırım şu an siz bile… :)))Bunu daha önce dile getirdiğimi hatırlıyorum, ama konuya uygun düştüğü için tekrar yazmakta fayda var: Yolda yürürken ya da otobüste, dolmuşta saçlarıma bilinçli veya bilinçsiz dokunulmasından nefret ederim, acayip huylanırım ve hep bitlenmiş olabilir miyim diye endişe yaşarım :DBaşka ne garip alışkanlıklarım var benim… Aslında eminim, sohbet esnasında filan aklıma gelir tüm saçmalıklarım, garip davranışlarım ama şimdi kompozisyon sınavında gibi yaz deyince tıkandım hocam…

Her İnsan Kendi Kutup Yıldızını Bulmak İçin Yaşar

Bir mimdir, iki mimdir, gidiyoruz bakalım :)Sıra sevgili Filiz’in miminde…Açıkçası bu mimi pek bir beğendim; ne yalan söyleyeyim, kimse beni mimlemeseydi eğer, kitaplığının karşısına geç ve bir kitap seç, 55. sayfasını aç ve bizimle paylaş diye; ben kendi kendimi mimleyecektim :))Ammaa… Baştan şunu da itiraf edeyim, ben kitap seçerken parmaklarımı kişisel gelişim konulu kitaplarda gezdirdim :))) Hişşşt, çaktırmayın :DSebebi de şu ki; bir romanın 55. sayfasına denk gelsem, ortasından bir kesit sunmam beni pek tatmin etmeyecekti. Ben bu kez size tüm romanı anlatmaya çalışacaktım burada, olmayacaktı o da :)))Seçtiğim kitabın adı: Kendi Kutup Yıldızını Bul – 2İçinde insanı motive edici, hayata bağlayıcı kısa kısa hikayeler yer alıyor. Arka kapağında da çok hoşuma giden bir söz:”Her İnsan Kendi Kutup Yıldızını Bulmak İçin Yaşar”Ve tam da istediğim gibi 55. sayfada kısa bir hikayeye denk geldim :)~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~Fareler üzerinde yapılan bir deneyde, bir fare derin bir kabın içine yerleştirildi. Üstü açık boru şeklindeki kabın…

Uzuuun Tatilin Ardından… İyi Haftalar!

9 günlük tatili yedik, bitirdik… Tatil başlarken gözümüze çok uzun gelen bu süreç ne kadar da çabuk geçti, değil mi…Ama, ben biliyordum, ben biliyordum :)) Daha Cuma akşamı serviste eve dönerken yanımda oturan arkadaşıma da söylemiştim… Ne yapalım… Zaten hep böyle olmuyor mu… Güzel şeyler çabuk biter derler. Ya da bize öyle gelir, zaman algısı meselesi.Bu yazımı sabah yayınlanması için kuracağım; ki çayını, kahvesini yudumlarken ayılmaya çalışan, masasında birikmiş işlerle nasıl başa çıkacağını düşünen arkadaşlarıma sıcak bir günaydın olsun, iyi haftalar olsun :) Pozitif enerji vereyim sizlere ;)Gerçi siz bu satırları okurken ben de kılıcım ve kalkanımla işlerle boğuşuyor olacağım :)) Yalnız değilsiniz yani ;)Ha tabii bu yazımı öğle uykusundan uyanmış, mahmur gözlerle okuyan arkadaşlarım varsa da; size de günaydın efendim; sizi de unutmam tabii :)Hepinizin haftası enerji dolu, tatil sonrası gelen maksimum üretkenlikle geçsin inşallah.Muhtemelen gün içerisinde yorumlarınızı kontrol edemiyor olacağım, malum yoğun iş temposu… Artık akşamdan akşama görüşürüz…

Yeni Yıl Geliyor…

Yeni yıl geliyor…Ve ben yeni yıldan çok onu beklemeyi seviyorum sanırım, yeni ümitlerle…Ve tabii süslemelerle… Bu ışıltılı renklerden gözünü alamıyor ki insan…Birkaç saat önce AVM’ nin önünde çektim bu fotoğrafı. İstanbul Avrupa Yakası’nda yaşayanlar bilirler neresi olduğunu :) Fotoğrafın köşesinde baş harfi de çıkmış hem, ipucu olsun :))Bu şeker kardan adamla bir poz da ben çekilecektim ki, makinamın şarjı bitti… Kısmet işte… Geçen sene de aynı şey olmuştu zaten; aynı kardan adamla, aynı yerde, …

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme