Bu yazımda bahsettiğim yastıkların son hallerini paylaşmaya geldim :) Ben onların adını NEŞELİ YASTIKLAR koydum :)Maksat evdeki artık kumaşlar değerlendirilsin, ben de biraz daha deneyimleneyim idi; amacına da ulaştı sanırsam :)) Böylelikle bu tatilin hobi maceraları noktalanmış oldu… Önceki postlarımdan diğer maceralarımızı kontrol edebilirsiniz; tahmin ediyorum, bayram gezmelerinden bloglamaya vakit bulamayan birçok arkadaşım oldu çünkü :))
Kimim ki Ben… Kim…
Mimlerden gidiyorum yine…Bu mimi bana iki kişi ayrı ayrı göndermiş, sevgili nimo ve hayatgüzel…Hayatgüzel, kendisinin mimini unuttuğumu söyleyince biraz önce, tam “Eyvahhh! Mimler arasında boğulduk! Tüm blog alemi beni mi mimlemiş! :p” derken bir baktım aynı mimmiş :)) Ohh bee dedim, yırttık :p Şaka, şakaaa :DGelelim mim konusuna;Ben 2. seçeneği seçtiğim için direkt o konudan başlıyorum; çünkü inanın hiçbir ünlünün yerinde olmak istemedim, o soru karşısında tıkanır kalırım. Bir kelime bile yazamam vallahi :D 10 lu yaşlarımda “Çılgın Bediş” olmak istemiş olabilirim ama hiç sırası değil, 30’uma yaklaştım yahu :)))2. seçeneğimiz de şu ki;Herhangi birinin yerinde olmak istemeniz için o insanın hayatında neler olması gerekir?~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~Öncelikle şu yorumu getirmek istiyorum;Aslında bu soru farkında olmadan ya da gayet de güzel farkettirerek sizin hayatınızda eksik olan şeyleri sorguluyor; insan hayatında var olan şeyler için neden başka birinin yerinde olmak istesin ki…Bayan psikolog konuştu :))Sus kızım sussss!! Mimini cevapla ve git :DCevap veriyorum:Benim bir…
Mektup Yazdım Özümden…
Bu başlığı atınca rahmetli babannemin söylediği bir mani geldi aklıma :) Hani hatıra defterleri olurdu ya, orda yazılı :)) Nur içinde yatsın…Daha fazla geç kalmadan mimleri elden geçirmeye başlayalım dedim.İlk mim, inanırsakolurbence’den gelmişti.Mim konusu: İstediğiniz bir kişiye yazılacak mektup… Açıkçası uzun zamandır görmediğimiz ya da dargın olduğumuz birine mi yazmamız gerekiyor, onu net anlayamadım ama ben aklıma gelen ilk kişiye yazıyorum; kabul edin artık :)) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~Yıllar sonra bilgisayarın karşısına geçip senin okuyamayacağın, belki de okusan bile sen olduğunu dahi anlayamayacağın bir mektup yazacağım kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi…Biliyor musun, bana gönderdiğin tüm mektupları, tüm kartları zarflarıyla beraber saklıyorum hala… Okuldan eve her geldiğim akşam posta kutusunda senin renkli mektuplarını görmeyi ümit etmek, bir heyecanla zarfı yırtarcasına açmak, belki çocukluk ama tam da adının anlamını taşıyan ve yaşatan mektup arkadaşlığı idi bizimki…Ne güzel şeydi… Bir kez daha yaşayamayacağım duygulardan biriydi açıkçası tüm lise yıllarımı kaplayan.Sonra ne oldu, bilmiyorum; 17 Ağustos depremi…
Keçe Süslemeli Yastıklar
Tatilin son günleri dikiş makinamla geçiyor :) Gayet mutlu, mesut saatler… Hiç sorun çıkarmıyor, sağolsun… Öyle ki bugün iki tane yastık kılıfı dikip evimi renklendirmenin sevincini yaşattı bana :))Beni uzun zamandır takip edenler bilirler; dikiş dikme aşkı bende geçen sene nüksetti; dikiş makinası da bu zaman zarfı içerisinde hobi odamda kendisine bir yer edindi; doğum günümde diyelim yani :))Şu ana kadar çok geniş kapsamlı çalışmalarım olmasa da (elbise, ceket, gömlek gibi), zamanında ipliği makinanın iğnesinden geçirme işlemi dahi benim için çok deneysel bir işlemken, şu anda yastık kılıfı dikebilmek o günlere göre çok büyük bir olay :)) Bayaa yol katettim aslında, hehe :D Sökük dikebilirim, etek boyu kısaltabilirim, pantolon paçası yapabilirim, e yastık kılıfı da dikiyorum artık, daha ne olsun :p :D Atlamadan, t-shirtlerimi de süsleyebiliyorumm :) Daha önce süslediğim t-shirtleri burada paylaşmıştım. Sanırım, bir senedir aldığım, biriktirdiğim Burda dergilerinin aksesuar sayfalarından biraz daha ileriye gidebilirsem daha büyük işlere imza…
Pembe İğnedenliğim :)
Artık benim de bir iğnedenliğim var, yehhhuuu :DDün akşam ne yapsam diye odanın içinde dolaşırken kendimi bu afilli “döşek” misali iğnedenliği yapmış buldum :))Sonunda iğnelerim yerlere saçılmaktan kurtuldu, hele şükür :))
Yılbaşı Temalı Kapı Süsü – Son Görseller
Dün yılbaşı temalı kapı süsüne ilişkin son görseller için sizi çok az bekleteceğimi söylemiştim. İşte görseller burada :) Nasıl buldunuz?Sürpriz için de geliyoruuumm ;)
Kendin Yap Projesi: Yılbaşı Temalı Kapı Süsü
“Yılbaşı temalı kapı süsü”, blogumun ilk “kendin yap projesi”dir ve Cheerful Demet gururla sunar :))Önce kullanacağımız malzemelerimizi takdim edeyim;Resimde iskelet olarak gördüğünüz, kendi el emeğim, alın terimdir; özellikle altını çizeyim :) Nasıl yaptığıma gelince;Biri büyük, diğeri küçük iki tencere kapağı alınır, kalınca bir koli kartonu üzerine dairelerimiz çizilir ve kartonun makasın kesemeyeceği kalınlıkta olması sebebi ile dairelerimiz maket bıçağı ile kesilir :)) Şablonumuzu hazırladıktan sonra ise; şu eşyaların kırılmaması için kullanılan naylon baloncuklar var ya, onlar şerit halinde kesilerek kartona dolana dolana “çakma strafor” elde edilir :DBu kapı süsü iskeletini geçen sene yapıp bir köşeye kaldırmıştım, kapı süsü ilhamı gelmesini bekliyordum, ne yalan söyleyeyim; hazır yılbaşı da yaklaşmışken, en iyisi bu temaya uygun birşeyler yapayım dedim :)Yeni bir yılın klasik renkleri kırmızı ve yeşilden yola çıkarak hobi odamdan uygun malzemeleri gün ışığına çıkardım :)Tabii yıllardır örülmeyi bekleyen kırmızı renkli yün ip de gözden kaçmadı :))I. ve II. resimde gördüğünüz üzere,…
Bugünlerde Ben…
Hobi odamın kapılarını tekrar açmış bulunuyorum :) Odamı dağıtmış, iğneleri, iplikleri yaymış, dikiş makinası bir tarafta açık, silikon tabancası hemen prizin yanıbaşında… Tıpkı eski günlerdeki gibi :))Ne yapacağımı şaşırmışım ama günler sonra :))Geçen sene aldığım şu pembe şapkamı yeni bir görünüme mi kavuştursam?Yoksa saten yakma çiçeklerden mi yapsam bir tane ve onu başıma kondursam? Hmmm… Dikiş makinası paslanmadan şöyle bir kapağını mı açsam ve çiçekler, kelebekler derken hasret gidersek?