ben diktim

8 Yazılar Ana sayfaya dön

Çantamı Astım Koluma…

Mini boy kızlara özel bir kol çantası tasarladım :) Henüz takacak birileri yok ama olsun, köşede dursun… Maksat artık kumaşlar değerlensin, kırkyama konusunda bir adım daha ilerlensin, çantaya sap yapılabildiği test edilip onaylandıktan sonra bir adet büyük boy plaj çantası dikme hayalleri ile kollar sıvansın :)

Baykuşum Artık Yalnız Değil :)

Hatırlarsanız, bir baykuş dikmişliğim vardı günün birinde… Aramıza katıldı katılalı pek bir boynu bükük geliyordu ama bana… Sonunda dayanamayıp bir baykuş daha diktim; oyun arkadaşı oldu bizimkine :)) Görüntüsü itibari ile erkeği andırmıştı bana ilk diktiğim baykuş… Bu kez kirpikleri, rengi ile biraz daha dişi bir çizgisi olsun istedim :)) Sonra bir baktım; nazlı nazlı sokuldu bizimkinin yanına :) Artık bundan sonra baykuş ailesi iki kişi olarak mı sürdürür hayatını yoksa geniş bir aile mi olurlar; orası onların bileceği iş – ben aralarını yaptım :))) Dip Not: Bu dikiş denemesi ile beraber çift taraflı yapışkan telanın da tadına baktım – gayet kullanışlı bir şey :)

Kadife “Patchwork” Yastık

Küçük kumaş parçalarının birleştirilerek bir araya getirilmesi sonucu yapılan dikişler “Patchwork”, Türkçe adı ile “Kırkyama” olarak adlandırılıyordu, değil mi? {Pek bir ders anlatır edada oldu bu giriş de *-*} Eğer birleştirilen parçaların adeti sayısında bir kısıtlama yoksa – ki olduğunu sanmıyorum – benim bir yüzü dört küçük parçadan oluşan pembiş kadife yastığım da bu grupta değerlendirilebilir öyleyse :) Bu kumaşları Üsküdar’ da keşfettiğim kumaşçıdan aldım geçen hafta – açılışı bunlarla yaptık anlayacağınız :) Yan yana görmek istediğim bu desenleri de değerlendirmek için bu yola başvurdum; yoksa kırkyama konusuna da iyice girip kırk parçaya bölünmeye hiç niyetim yok :)) Tamam, yine üç-beş çalışma yapabilirim; ama yok öyle devasa örtüler filan beklemeyin benden – vallahi çat diye çatlarım makinenin başında :D Yalnız Singer’ in kesme matı, cetveli ve döner bıçağı çok güzel iş çıkardı; o üçlüye ne kadar teşekkür etsem az, yoksa ben bunları elde makasla kesmeye çalışsam hayatta bu kadar düzgün…

Fermuarlı Çanta(lar)da Son Nokta : )

En puanlısından fermuarlı bir çanta daha diktiğimi söylemiştim ama sayının “bir” ile kalmadığından bahsetmemiştim sanırım :) Gerçi, siz biliyordunuz, değil mi? *-* Yeni kumaşları görünce, fermuar mevzusuna da bu kadar ısınmışken; bir tane, bir tane daha diyerek kendimi kaptırmış, gitmişim :)) Tabii, her dikiş denememde yeni şeylerin farkına varıp biraz daha yol kat etmem de cabası *-* Yine zaman zaman aklıma takılanlar da oluyor ama sorularımı annemin gelişine bırakıyorum, şunun şurasında bir ay kaldı :)) Artık şu morlu, çiçekli olanla puanlıyı (bakınız, hemen aşağıda) kendime alır, diğerlerini hediye verilmek üzere stok dolabına kaldırırım :) Yani, uzun lafın kısası; fermuar dikme konusu tarafımdan bu noktaya kadar getirilmiş olup bir süreliğine tekrar gündeme gelmemek üzere kapanmıştır. Hadi, hepimize geçmiş olsun :)) Favoriniz varsa yazın, merak ederim ;)

İşlem Tamam: Fermuarlı Mini Çantalar

Beşiktaş’ tan aldığım kumaşları kesmeye başladım. İlk etapta düşüncem fermuarlı birkaç parça dikmekti; kimisi bozuk para cüzdanı, kimisi makyaj çantası olsun; hem bana dikiş denemesi yapacak mevzuu çıksın, hem de diktiklerim koltuğun üzerinde yastık olup sıralanacaklarına biraz da çantamın içinde işe yarasınlar :) Gerçi yakın zaman içerisinde yeni yastıklar dikmeyeceğime söz veremem, zira aklımda yeni modeller var ama artık yastıkları sergileyebilecek alanım var mı, ondan şüpheliyim :)) Fermuar dikmeyi de gözümde büyütmüşüm zaten zamanında… Uykunu alıp dinç bir şekilde masanın başına oturunca, biraz da o aceleci yanını frenleyince gayet de rahat dikilebiliyormuş esasında… Tamam, ufak-tefek sorunlar da olabiliyor dikerken. Fermuar ayağı denilen zımbırtıyla uğraşırken makine anlamsız bir şekilde abuk subuk dikmeye başlayabiliyor, üst iplik gerginliği de beni gerdi gibilerinden nidalarla taa Almanya’ daki annenize telefon açıp onun zamanında fermuar ayağı olmadan fermuar diktiğini öğrenince bir kere daha saygıyla eğilebiliyorsunuz karşısında :)) Sonra Singer bayisi onaylı zor takılan fermuar ayağını hayatınızdan…

Ponponlu Fırfırella

Keçem olmadığı için ilk denemesini süetimsi bir kumaştan yapıp adını fırfırella koyduğum bu boyunluk, şimdi de keçe ve ponpon farkı ile karşınızda :) Bu şekilde daha tok durduğu gibi, düğme yerine eklediğim ponponlarla tam şeker kız kıyafetlerine yaraşır bir aksesuar oldu *-* Henüz yeni fırfırella’ mı kullanabilme fırsatım olmadı; üzerimde nasıl durduğunu gösterebilmek için de fotoğraflarımı çekmesi konusunda sanırım eşimi tavlamam lazım :)

Uzun, İnce Bir Yastıktayım : )

Biri bu kumaşı özel olarak yastık dikeyim diye poşetin içine atmış; uzuuun ince bir kumaş. Durduğu yerde “Beni yastık dik” diye bas bas bağırdığından ona başka birşey yakıştıramadım ve daha önce diktiğim renkli kelebekli yastıkta kullandığım şablondan faydalanarak bu kez sadece tek bir renk üzerinden gidip beyaz kelebekler kestim ve diktim. Kırmızı – beyaz işbirliğinde uzunca bir yastık oldu kendisi. Şu kapı altlarına konulan soğuk önleyicileri andırdı bir yandan da bittikten sonraki görüntüsü ama bu kelebekleri ben yere koymaya kıyamam, arkadaşlarının yanında takılsın şimdilik :) Ve böylelikle dikiş makinemi aldığımda annemin yardımı ile ilk dikiş denemem olan kahverengi yastıklarıma bir bir veda etmeye başladım… Hani hâlâ yastıklardan elyaf aşırdığımı düşünmeyin :)) Sadece yastıkları yeniliyorum *-*

Yılbaşı Çorabı

Artık yavaştan yeni yıl hazırlıkları başlasın ama, değil mi? Kasım ayını yollamamıza ne kaldı şunun şurasında?! :) Geçen yıl aklıma koymuştum yılbaşı çorabı dikmeyi… Aslında yine ufak-tefek denemelerim olmuştu ama o zamanlar siz biraz daha acemi olmama verin, ben istediğim şablonu bulamamama vereyim; pek içime sinmemişti yılbaşı çorabı olduğunu iddia eden çalışmalar :) Senenin son günü Migros’ ta gördüğüm bir yılbaşı çorabı ise bir sonraki yıl kalıbı çıkarılmak üzere sepete atılmıştı bile *-* Bir sene saklayınca da özenle; zamanı gelince insan dikmezse o çoraptan olmuyor şimdi :) Ikea kumaşları ve Kadıköy Pazarı’ ndan poşetime giren kumaşlar yetişti imdadıma… Şu Ikea’ nın sade keten tarzı kumaşını öyle sevdim ki; herbirşeyi onunla dikmek istiyorum adeta :) Hem kolay dikiliyor, hem de üst yüzeyi benim gibi renklerle oynamayı sevenler için tam bir oyun alanı *-* Biraz da polar kumaş ihtiyacım var sanırsam ve farklı kumaşlar… Tamam, anladınız siz; benim Kadıköy Pazarı’ na gidesim…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme