Ekim 2011

10 Yazılar Ana sayfaya dön
Aylık yazılar gösteriliyor Ekim 2011

Kapı Süsüm Yenilendi

Eski kapı süsümün üzerindeki şirin kelebeği apartmandaki minik haylazlar koparınca aklıma koymuştum kapı süsümü yenilemeyi… Beklediğim ilham bu haftasonu geldi; çok şükür :) İlhamımın dönmesinin şerefine içeri aldım kendilerini kapının üzerinden ve kıyafetini değiştirmeye başladım :) Eski kapı süsünden sıkıldığımdan mı, yoksa mor rengin favorim olmasından mı bilmem; kapı süsümün bu versiyonu daha bir içimi açtı :) Şimdilerde yeni bir eve giriyormuş gibi, kapı süsümü severek açıyorum kapıyı :) Bu değişiklik iyi geldi…

Kelimeler Olsun…

Sadece renkler olmasın bu kez, kelimeler olsun; hatta sadece kelimeler olsun… Çok şey yazmak istedim aslında günlerdir; ama açamadım bilgisayarı, çözemedim dilimi, atamadım üzerimdeki o miskinlik-negatiflik karışımı ruh halini… Az da olsa anlatacaklarım vardı hâlbuki… “Ben tatildeyim” bile diyemeden bitirdiğim bir tatilim… Yanımda her daim gezdirdiğim ama bir türlü deklanşörüne basmaya yeltenemediğim fotoğraf makinam… Kumaşların, dantellerin arasında kaybolmak isterken hiçbir sonuca ulaştıramadığım onca yarım-yamalak fikir… Aklım karışıktı belki de… Bitkindim öte yandan… Gündem yormuş da olabilirdi – farkında bile olmadan zihnime çöreklenen olumsuz düşünceler… Pek bir şey yapmadım aslında yazmazken ben… İşyerinde çalışmaya beş günlük mola vermişken belki de aynı ritüeldi yaptıklarım… Geç yattım hep, geç uyandım sonra, çokça dışarı çıktım, çok çok gezdim, hava aldım, yemek yedim – pasta da yedim, televizyon izledim, haftaiçi gündüz programlarına takıldım çaktırmadan, az da olsa kitap okudum,… Fena değildi aslında, fena değildi çoğunluğu evde geçen sessiz sakin saatler… Dinlendim dinlenmesine… Alarmsız uyandığım sabahları…

Nişan Videosu

Önceki yazılarımda paylaşmış olduğum nişan fotoğrafları ile ilgili yapmış olduğunuz olumlu yorumlar için çok teşekkür ederim. Ciddi anlamda beni motive ettiniz :) Bilenler bilir; kes-yapıştır-dik projelerinin yanında fotoğraf çekmenin de benim için farklı bir yeri var ve bu merakımı geçen sene aldığım Canon marka yarı-profesyonel bir makine ile farklı bir seviyeye taşıdım. Şu ana dek herhangi bir fotoğrafçılık eğitimi almamış olmakla beraber bunun gerekli olup olmadığının kararsızlığı içerisinde kitaplar ve internetten faydalanarak ve elime geçen fırsatları değerlendirerek kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Görümcemin nişanı da benim için bu anlamda eşsiz bir nimetti açıkçası :) Her ne kadar o gün hava yağmurlu olduğu için kapalı alan tercih etmek zorunda kalsak da kendi adıma iyi bir iş çıkarttığıma inanıyorum; ki çiftin de çalışmalarımdan memnun kaldığının teyidini aldım – gönlüm rahat :) http://youtu.be/MYcJYbaJMok Bu noktada, çektiğim fotoğrafların bir kısmını derleyerek bir de minik video oluşturmuştum; onu da sizlerle paylaşmak isterim. Ayrıca, nişan gününe dair bir…

Özet | Geçtiğimiz Cumartesi

Aslında hâlâ dinlenemedim, daha çok yoruldum bile diyebilirim. Fotoğraf yığınları ile dans ediyorum. Üstüne vücudumda kırgınlık ve gözlerimin içinden çıkan ateş; sanırım hafiften hastalık mevzularına bulaştım, hayırlı uğurlu olsun :) Yine de karalamadan duramıyorum, huyum kurusun. Misyonumu tamamlamazsam rahat edemem hiçbir zaman zaten, dürterler beni olduğum yerden. Ne rahatsız bir kişiliğim yahu; iyi değilsen git, dinlen. Olur muu! Ben öğrenciyken de hasta hâller içerisinde okuldan bir gün bile izin alıp eve giden bir tip değildim ki… Huylu huyundan hiç vazgeçer mi :) Hem beklersem toparlayamayacağım diye korkuyorum, araya da zaman girince iyice ipin ucu kaçar, bilirim; en iyisi taze tazeyken girişmek :) Zaten hastayım dersen hasta olursun – bu da benim bahanem olsun… Cuma günü gökyüzüne bayaa bir sitem etmiştim; bakınız aşağıda o gün yazdığım ama yayınlamadığım yazımdan bir parça: * * * Kırk yılda bir işim düştü gökyüzü sana; bunu bana yapmayacaktın. Tüm planlarımı suya düşürdün. Şimdi ben o…

Yağmurlu Bir Haftasonunun Ardından…

Şu an saat 02:10 ve hâlâ yatmadım :) Muhtemelen siz bu yazımı okurken orada gün başlamış olacak ve ben uykulu gözlerle ayılmaya çalışırken mesaiye ayak uydurmaya çalışacağım *-* Bu yazıyı sadece ses verme amacı ile yazdığımı, tüm maillerinizi aldığımı, ancak geçtiğimiz haftasonu olan nişan yoğunluğundan ötürü ne maillerinize ne de yorumlarınıza henüz dönemediğimi ve sizleri çok ama çok sevdiğimi bilmenizi isterim :) Evet, fotoğraf makinemle yağmur eşliğinde koşturmacalı bir haftasonu geçirdim ve maceralarım çok yakında dolu dolu burada olacak ;) Herkese iyi haftalar olsun *-* Artık yağmur yağsa da umrumda değil :)) Ve saat artık 02:17 – aman Alah’ ım…

Asın Şişeleri Gökyüzüne :)

Geçenlerde internette bıyık şablonu araştırırken karşıma çıkan bu farklı dekorasyon fikrini buraya taşımadan edemedim. Düğün-nişan organizasyonlarında uygulanabilecek sıradışı bir süsleme… Ve tabii benim gibi amaçsız süsleme yapanlar için :)) Hatta site içerisinde öyle güzel fikirler var ki; şiddetle her sayfasını didiklemenizi tavsiye ediyorum :) Bu dekorasyon için Migros’ un nostaljik kola şişelerinden kaç kutu almam gerekiyordu acaba :)) Hmmm… Benim şimdilik dört tane şişem var; belki küçük bir süsleme de ben yaparım yakında *-* Yalnız biraz zamana ihtiyacım var sanırım… Dün yorgunluktan uyuyakalmışım; yeni yazı yayınlayamamamdan anlamışsınızdır zaten :) Onu bırak, ne yorumlarınıza dönebildim, ne de kimseleri ziyaret edebildim… Azıcık yoğunum bu aralar sanırım – yoğun olduğumun farkında bile değilmişim bu arada :)) Aslında kafam Cumartesi günü havanın nasıl olacağına takık fena hâlde… Öyle böyle değil; rüyamda fotoğraf çekmeye başladım :)) Kendimle baş başa kaldığım her anda da gözlerimle fotoğraf çekiyorum adeta… Fotoğraf çekerken acaba hangi aksesuarı kullanabilirim diye kutuları…

Benim Oldular: Singer Kesme Tahtası, Döner Kesici ve Cetveli

Bu üçlüye kavuşmak için ne kadar uzun süre beklediğimi bilmiyorum. Bildiklerim, benim onları yabancı hobi bloglarının kendin yap projelerinde keşfetmem ve sonrasında onları nasıl temin edebileceğimin peşine düşmem. Öncesinde yurtdışından sipariş vermeyi düşünsem de gerek fiyatlarının pahalılığı, gerekse gerçekten işime yarayıp yaramayacağını kestirememem beni frenledi; taa ki Singer dikiş makinem için servisi çağırdığımda onların da bu ürünleri sattığını öğrenene kadar… Hay Allah, nasıl da aklıma gelmemişti… Üçünün toplam fiyatının ise 42 TL olduğunu duyup da, benim daha önceki araştırmalarımda karşıma çıkan yüksek meblağlı fiyatların yanında “yeme de yanında yat” türünden olunca, “Hemen almak istiyorum” moduna girdim ister istemez… Yalnız yetkili servisteki amca “Dur bakalım, bu işler öyle kolay değil” gibisinden bir manevra ile hevesimi kursağımda bıraktı. Ne yazık ki ellerinde ürünlerden kalmamıştı ve sipariş verip de temin etmeleri iki haftayı bulacaktı. Yalnız kaç iki hafta… Servisi kaç kez aradığımı bilmiyorum :) Sonunda amcanın benim adımı-telefonumu not alıp ürünler gelir gelmez…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme