mutfak

6 Yazılar Ana sayfaya dön

Pazar Kahvaltısından…

Son birkaç yıldır hobi malzemelerine olan yoğun ilgim tabak-çanağa kaydı, hatta son zamanlarda zirvede seyrediyordu ki; frenledim kendimi – kredi kartları malum :)) Bunda hobi malzemesi anlamında doygunluk yaşamamın mı etkisi var, yoksa Instagram’ da gördüğüm harika ötesi sunumların mı bilmiyorum ama dönem dönem bir şeye takıp o konu üzerinde tatmin olana kadar didikleyip dururum ben – işte bunu biliyorum :) Bir zamanı var, geçecek; onu bekliyorum. Ama o esnada eminim ben farklı bir şeye takmış olacağım :)) İstanbul’ a taşındığım yıllarda işim gücüm boş bulduğum her vakitte outlet mağazaları araştırmaktı; ucuza nerden kıyafet bulabilirim, nasıl daha fazla çeşit kıyafet alabilirim… Sonra derken incik – boncuk işlerine sardım. Eminönü’ ne gidip gelip türlü türlü boncuklar alıp kolyeler yapmak tutkum oldu :) Derken hayatıma dikiş makinesi girdi; o süreçte de gönlüme göre istediğim kumaşları nerede bulabileceğim benim uzun süre cevabını aradığım soru oldu. Evet, evet, sanırım en fazla vaktimi alan kısım…

Mutfak Çerçevesi: Leyla’ nın Mutfağı

Sesim pek çıkmasa da buralarda, hala birşeyler peşinde olduğum muhakkak – zaten biliyorsunuz :) Benim hiçbirşey yapmadan yerimde durmam pek mümkün birşey değil. Ortaokul – lise yıllarında herkes yaz tatilini iple çeker, bense okulların açılacağı günü özlerdim :)) Yaş 7′ de ne ise, 70′ te de o oluyor dedikleri bu olsa gerek.. Gerçi henüz 70 değilim ama, geleceğimi görüyorum şimdiden :)) Aslında anlatacağım başka şeyler vardı, kafamı toparlayamadığım için henüz yazamıyorum ama kısa zaman içerisinde ses vereceğim – biline :) İşten fırsat buldukça biraz çarpı işi, biraz dikiş, yine daldığım çekim yasası kitapları, sardığım dizilerle (Çalıkuşu – en bi’ sevdiğim) çok şükür herşey yolunda gidiyor… Bir taraftan da dükkandaki ürün çeşitliliğini arttırma uğraşımı göz önüne alırsak pek nefes aldığımı söyleyemeyeceğim. Yavaş yavaş yeniden özel sipariş almaya başlamamın şerefine, açılışı yaptım bu çerçeve ile. Tasarım tamamen bana bırakıldığı için gönlümce işledim, sonucu da sevdim :) Not: Dükkanda da listeledim bu arada,…

Ben Havuç Topu Severim :)

İzmir’ deyken, annemin evinde yaşadığım günlerde, bundan bir 6-7 sene kadar önce yaptığım ilk havuç topları denemem aklıma geldi şimdi de… O zamanlar mutfağa adım atmayan ben, sadece Türk kahvesi yapmak ya da salata malzemesi doğramak için mutfak kapısından içeriye giren ben nerden estiyse havuç topu yapmaya karar vermiştim. Çok bilmiş gibi de, havuç topu tarifini internette bulduğumu, annemin yardımını istemediğimi söyleyip nasıl becerdiysem top olamayan bir havuç tatlısı yapmıştım :D Annem çırpınışlarıma dayanamayıp havuçlarımı kurtarmaya çalışsa da nasıl bir tarif uyguladıysam onun gibi mutfak üstadı bile havuçlarımı hayata döndürememişti :))) O günden sonra da ben havuç topu yapmaya cesaret edememiştim :))) Taa ki geçen yıla kadar… Havuçları rendeledikten sonra pekala çorba yapar gibi su koymazsam, yani hiç su koymadan havuçların ocakta kendi suyunu salıp çekmesini beklersem gayet de güzel top olabiliyorlarmış :)) Neyse efendim, bu gördüğünüz havuç topları Deren bebeğin doğum günü için hazırlanmıştı – yoğun istek üzerine :)…

Cupcake Tadında

Geçtiğimiz haftasonu eşim ailesi ile beraber Sakarya’ ya gitmek zorunda kalınca biz de evde görümcemle beraber cupcake tadında saatler geçirdik :) Esse’ den yeni aldığım kek kalıplarım vardı; un, ceviz, kakao da mutfak rafından göz kırpıp duruyordu zaten kaç gündür… O zamanki iftar davetim iptal olmasaydı eğer, bu şirin kekler yemekten sonra rol alacaktı sahnelerde… Ama misafirin gelemiyor olması kimseyi bu gösteriden men edemezdi, ettirmedim de :) “Ben malzemeleri çırpıp karıştıran, görümcem kalıplara hamurunu paylaştıran” olarak iyi bir ekip işi çıkarttık. Kostümlerini de bizzat ellerimizle hazırladık; benim elimde keçeler, görümcemde renkli kartonlar derken çok sevimli kürdanlar yaptık keklerimiz fırında pişerken… Tabii korkak aşçı ben keçelerin başından sürekli kalkıp fırının camına yapışarak dışarıdan kekleri kontrol edip durdum, bir türlü rahat vermedim hiçbirine. Hele bir önceki denememde fırının karşısına geçip içeride kabarmakla meşgul olan keklere “Haydi şimdi bütün eller havaya” diye şarkı söylememse onları ne mesut etmiştir, tahmin edebiliyorum :)) İşte, cupcake…

Barbunya

Barbunya… Güzel yemek… Hele zeytinyağlı olunca… Havuç ve patatesini de es geçmezsek… Üzerine kıyılmış maydanoz… Nefffisss, yeme de yanında yat :) Fotoğraflarda görülen zeytinyağlı barbunya, geçen hafta eşimin annesine iftara gelen misafirler için tarafımdan hazırlanmıştır *-* Bahane ile bir demet maydanoz fotoğrafı da çekmiş oldum bu arada, maydanozlu yazıma ekledim. Bakınız, buradan ;)

Marulun Göbeğinde Cevizle Peynirin Dansı :)

Hem göze, hem damağa hitap eden pratik, zaman kaybı olmayan bir salata alternatifi; adı da marulun göbeğinde cevizle peynirin dansı :) Ben yaptım, oldu :) Dediklerimi siz de yapın, gerisine karışmayın ;) Malzemeler: Göbek marul (Bir adet orta boy marulun yarısı yeterli oluyor) Haşlanmış bezelye (Ortalama 1 su bardağı) Haşlanmış mısır (Ortalama 1 su bardağı) Sosu için; Zeytinyağı, limon, tuz Süsleme için; Ceviz, yağsız beyaz peynir, çeri domatesi Öncelikle marulumuzu doğrayalım, bezelyemizi, mısırımızı içine katıp arzuya göre zeytinyağı, limon, tuz ile harmanlayıp karıştıralım. Cevizlerimizi el yordamı ile kırarak salatamızın üzerine serpiştirelim, küp şeklinde doğranmış beyaz peynirimiz de ceviz parçalarına eşlik etsin. Tabağımızın kenarını çeri domatesleri ile süsleyelim; domatesler, cevizle beyaz peynirin dansını seyrederken biz de afiyetle onları yiyelim :))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme