Yağmurlu Bir İstanbul

Bu yağmurlu havaya ve tatil gününe inat erkenden uyandım bugün; saat sadece 08.30′ du gözlerimi açtığımda… Halbuki yorgun bir beden için şu kapalı havada yapılabilecek en güzel şeylerden biri, sıcacık yorganın içinde kıvrılıp mışıl mışıl uyumaktı :) Hiç değilse “Nisan ayındayız, şu havaya bak” söylemlerine girmezdim, değil mi :))

Pek keyfim yok bu aralar… Fotoğraf makinam dün teknik servis için yola çıktı ya, tamir olup dönene kadar da iflah olmam ben :/ Gerçi hava kapalı, makinam şu an yanımda olsa da, çok başarılı çekimler yapabileceğimi sanmıyordum, hele ki daha makina ayarlarında acemiyken… İşte böyle de avuturum kendimi :))

Birsürü dergi aldım yine, aslında onları kurcalasam fena olmayacak… Her ay almasam olmaz zaten! O kadar dergiyi bir gün bu evden taşınırken nasıl toparlayacağım, bilmiyorum. Alıyorum, alıyorum ama stok sorunum olmaya başlayacak yakında ve hiç istemeden bazılarına veda edersem çok üzülürüm :( Bir dergi zaten başlı başına çok ağır olabiliyor kimi zaman, onlarca dergiyi düşünmek bile istemiyorum. Siz biliyor musunuz hem; benim İzmir’ de annemin evinde de iki koli dergim var geçmiş yılların hatrına :)) Ordan taşınırken getiremedim haliyle; dergileri atmaması için de annemden yalvar yakar söz aldım, bir gün gelip alacağım diye… Nerdeee… Arada telefon görüşmelerimizde tehdit eder beni: “Bak atacağım dergileri, kaç senedir evi işgal ediyor” diye :))

Eskiye olan bir bağlılık var sanırım bende… Hatıraları seviyorum. Anlamsız bir dergi bile olsa kıyamıyorum onu atmaya… Garip bir özellik… Halbuki yeniye yer açmak için eskiyi atmanı söylerler. Gerçi kendi adıma eskiyi atmadan da yeniye yer açabilme yetisine sahip olduğum için; bir de eskiyi atsam kimbilir ne kadar yer açardım onlara diye düşünmeden edemedim bak şimdi :)) Aman kalsın; sonra bu yeniye yer açma işi çığrından çıkar benim için, hehe :D

Ben kendi kurallarımla mutluyum :) Zaten önemli olan da insanın bireysel mutluluğu, değil mi? Düşünceler değişir, doğru olan tek bir şey yoktur aslında, bazı beyinler bunu anlamaz gerçi, tepki gösterir; olsun yol veririz o zaman biz de onlara; ama yine eninde sonunda her insan kendi düşünceleri ile, kendi verdiği kararlar ile içsel mutluluğu yakalayabilir ancak… Vaaayy, felsefeye de giriş yaptık :)

Şu an o kadar hızlı yazıyorum ki; ev çok sessiz, kafamdan ne geçerse o hızda buraya aktarmaya çalışıyorum. Aman durmasın, bazen ekrana boş boş bakıp da bir cümle yazıp iki kelime silip, yarım cümle yazıp bir cümle silince sinir oluyorum kendime :)) Bu arada, farkındaysanız, ortada cümle kalmadı :D

Her zaman yakalanmıyor akıcılık işte… Yakaladığında yakasına yapışacaksın! Yoksa pek uğramıyor sizin oralara… Bol antrenmanlı bir meşguliyet yani…

Aslında tasarım da öyle; ikisinde de serde yaratıcılık var çünkü… Sizde de öyle oluyor mu, bilmiyorum; günlerce hiçbirşey tasarlamazsanız sanki o yetinizi kaybettiğinizi düşünürsünüz, bir daha yeni bir takı tasarlayamayacak gibi… Eski yaptıklarınıza içinizde övgüler yağdırarak göz atarsınız. Sonra ne zaman ki siz kumaşlara, boncuklara dokunursunuz; yumuşak bir ruh haleti içerisinde iseniz hele bir de- tüm fikirler hücum eder beyninize ve siz hangi birini yapacağınızı bilemeden oradan oraya savrulursunuz, üstüne eskisinden çok daha başarılı, çok daha tatmin edici sonuçlarla özgüveninizi kazanmış bir halde çıkarsınız odanızdan…

O yüzden, çevremde gördüğüm ve hayatta iğne bile tutamayacağını söyleyen insanların el işlerini yapamayacaklarına inanmıyorum ben. Basit veya zor; farketmez- her insan ucundan azıcık birşeyler yapabilir. Bakın, ben 6 yaşındayken babamın ayağında çorabı ile parmaklarını da dikmiştim mesela :D

Ayy, yine çok konuştum :) Bir kelimenin peşine takılıp uçurtma gibi oradan oraya savrulma konusunda üstüme yoktur zaten, bilenler vardır…

En iyisi güne güzel bir “Türk Kahvesi” ile devam etmek, belki sonra biraz yeni birşeyler tasarlamak, belki dikiş makinasını açmak günler sonra, belki de yeni bir-iki ayakkabı süslemek… Allah’ım, sen benim yüzümü kara çıkartma :)

Hadi bana müsaade arkadaşlarım… Yağmurlu bir günde bile olsa içinizde güneşin hiç batmaması dileğiyle… Keyifli bir haftasonu olur hepimiz için inşallah…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Yoruma kapalı.

Gezinme