Şimdi Okullu Olduk : )

Son zamanlarda Instagram aracılığıyla bana en çok sorulan soru İpek’ in erken yaşta kreşe başlamasıyla ilgili. Tüm mesajlara elimden geldiğince dönmeye çalışsam da hem atladıklarım olmuş olabilir belki kaygısıyla hem de kreş deneyimimizi biraz daha detaylı burada da yazıp uzun zamandır pek uğrayamadığım sayfamda ses vereyim dedim :)

İpek 3 ay + 1 haftalıkken ben işe dönüş yapmak zorunda kaldım ve bir yaşına gelene kadar Cuma günleri bir gün süt izni kullandım, mesaide olduğum haftanın 4 günü de sağolsun ki babaannesi kızımla ilgilendi. Bir yaşından hemen birkaç gün sonra pıtır pıtır yürümeye başlayan İpek meraklı gözlerle tüm çekmeceleri, dolapları karıştırmalara başlayadursun, odadan odaya gezinsin, düşüp kalksın; tüm gözümüz üzerinde, onun bu enerjik hallerine ailece yetememeye başladık. Oldukça hareketli, enerjik bu kızla ilgilenmek tabii benim süt izinlerimin de bitmesiyle haftada 5 gün tam zamanlı mesai ile babaannesini eskisinden daha fazla yormaya başladı. Ayrıca zaman geçtikçe İpek’ in oyun oynama isteğinin artması, sürekli evin içinde bulunmasından kaynaklı sıkılması, sıkıldıkça huzursuzlaşması, enerjisini atamaması, ekstradan gün boyunca evin içinde açık olan TV’ ye maruz kalması gibi sebepleri de koyunca terazinin kefesine, acaba kreşe gitse, ufaktan başlasa uyum sağlayabilir mi, kendisini nasıl hisseder soruları gündeme geldi.

İpek 16 aylık olmuştu; evimize – iş yerimize yakın, içime sinen bir kreş buldum. Buldum bulmasına da kararı vermem hiç kolay olmadı tahmin edersiniz ki. Ocak ayı, havalar soğuk, baharı mı beklesek, 1,5 yaşına mı gelse diye türlü türlü şeyleri ben kafamda ölçüp biçerken, önce oyun grubuna mı gitse haftasonları diye düşünürken, kreşin pozitif yaklaşımı ve biraz da babasının benden bir tık daha istekli olması ile yeni yıl, yeni hayat diyerek 2017′ nin ilk mesai günü kreş yollarını tuttuk :) Bir hafta deneme yapalım dedik, eğer zaten uyum sağlayamazsa daha sonra tekrar görüşmek üzere ayrılacaktık..

Pazartesi, ilk gün bir saat olacak şekilde İpek’ i sınıfa alıp oyuna dahil ettiler ve oyuncakları, diğer çocukları görünce arkasına bakmadan aralarına koştu bizim kız :) İkinci, üçüncü gün derken yavaş yavaş kreşte bulunduğu süreyi uzattık ve Cuma günü öğle yemeği, uyku dahil olmak üzere bir tam gününü kreşte geçirdi. Annesi – babası olarak bizim kafamızı en çok kurcalayan soru nasıl uykuya geçeceğiydi ki kreşte de ana kucağı olduğunu öğrenince bu sorunu da şimdilik çözmüş olduk; kendisi uykuya geçmeyi öğrenene kadar ana kucağı bizim elimiz – ayağımız çünkü :))

Bu bir haftalık süre içerisinde arada gözyaşı döktüğü zamanlar olsa da – bu da uykusunun geldiği zamanlar genelde – kreş yönetiminin gözlemine göre bize verilen bilgi İpek’ in kreş ortamına gayet uygun olduğu, sorun çıkartmadığı, artık normal düzende devam edebileceğimiz yönünde olunca haftada 3 gün olacak şekilde İpek’ in kreşe gitmesine karar verdik, kalan 2 gün de babaannesi ile evde parti vermeye devam edebilirdi :))

Şu an İpek 1,5 yaşında ve yaklaşık 3 aydır kreşe devam ediyor. Erken yaşta okullu olmasının bizim için tek dezavantajının daha sık hasta olması ve neredeyse tüm kış boyunca burun akıntısının hiç geçmemesi, buna zaman zaman eşlik eden öksürük ve inatçı ateşle bizi hastane yollarına düşürmesi olduğunu söyleyebilirim. Bir de kreşe başlamasının hemen akabinde hasta olunca yanlış karar verdiğimi düşünüp açıkçası biraz pişman olmuş, ateşini bir türlü düşüremediğimiz gecelerde kurup durmuş, bol bol da söylenmiştim. Ama çocuk bu tabii, illa ki hasta olacak, iyileşecek, böyle böyle büyüyecek.. Kreş hastalıklarla tanışmasını hızlandırıcı bir faktör olsa da artılarını saymakla bitiremem sanırım…

Her çocuk farklı tabii.. İpek sosyal bir çocuk, tanımadığı birine bile oldukça sıcak, candan davranabilir, yeni girdiği bir ortamda yabancılık çekmeden oynayabilir, ilgisini çeken bir şey olunca annesini, babasını aramadan orada durabilir (tamam, bu duruma bazen canım sıkılıyor). Dışadönük bir yapısı olunca kreş İpek için gerçekten harika bir ortam oldu sunduklarıyla; yani burnu aksa da mutlu :) Çünkü orada arkadaşları var, oynayabileceği oyunlar, farklı oyuncaklar, sosyalleşebilme imkanı… Ayrıca kreşe başladıktan sonra biraz daha sakinleşti sanki, daha bizi anlar, söylediklerimizi uygular hale geldi. Mesela birkaç gün önce eve gelince ayağından çıkarttığım ayakkabılarını yerden alıp ayakkabılığa kendi koyunca neye uğradığımı şaşırdım :)) Hatta bir gün sonra bu kez ayakkabılarını ben yerine koymasını istediğimde dediğimi harfiyen uyguladı; gözlerim yaşardı :))

Kreşle beraber dil gelişimi de gerçekten çok hızlandı ve papağan, kanguru gibi zor söylenebilen hayvan isimleri, renkler, sayılar gibi pek çok şeyi söylemeye çalışırken, hatta zaman zaman şarkılar söylerken buluyoruz kendisini *-* Her sabah aldıkları İngilizce dersinin de olumlu etkisini söylemeden geçemeyeceğim, orada söylediklerini evde tekrar ediyor, dans figürlerini yapıyor ve bunları gördüğüm her an içten içe mutlu oluyorum. Yine kreşte kalem tutma, kağıda bir şeyler çizme, boyama gibi yaptıkları günlük aktiviteler sayesinde evde İpek’ ten bu tarz talepler aldığımı, kitabını tutup “Kita” diyerek bana getirdiğini, ona okumamı talep ettiğini düşünüyorum. Belki çocuğun yapısı, hevesi ile de ilgili olabilir ama kreşin de olumlu yönde etkilediğini, motive ettiğini düşünüyorum.

Şimdilerde kreşin kapısından bıraktığımızda bize el sallıyor, öğretmeniyle beraber dönüp sınıfına gidiyor. Bazen gitmek istemediği zamanlar olsa da (küçük ama) bir insan o da neticede, her şeyi her gün istekle yapmasını bekleyemeyiz, değil mi :)

Eğer çalışmıyor olsaydım elbetteki şu süreci beraber geçirme taraftarı olurdum ancak şu şartlarda bir yakınınızın bakamadığı durumlarda hele bakıcıdan daha çok kreşe gitmesi taraftarıyım ben. Bu anlamda İpek de bizi çok zorlamadı, çabuk adapte oldu. Genel olarak erken yaşta da olsa kreşe başlamasının bizim için gayet olumlu olduğunu söyleyebilirim. Bana İpek’ le aynı yaş aralığında çocuğu olup çalıştığı için benim gibi mecbur kızını / oğlunu kreşe yollamak zorunda olduğunu ama tedirginlikleri olduğunu yazan pek çok anne oldu; size tavsiyem güvenilir bir kurum bulduğunuzda deneme yapmaktan çekinmemeniz; çocuğunuz zaten süreç içerisinde size cevabını verecektir :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

4 yorumlar

  1. Demet

    Siz büyütmüşsünüz sanırım, darısı başımıza :)

  2. Maşallah İpek kıza, hamilelik sürecinden beri takipçinizim oğlum İpek’ten 1 hafta büyük aynı şeyleri yaşıyoruz genel olarak. Bende en azından oyun grubu istiyorum ama işte İstanbul’da olmama rağmen bu yaş grubunu alabilecek bir kurum yok denecek kadar az bir de güvenilir olması ilk şart, inşallah bende bulabilirim sizinki gibi gözüm arkada kalmayacak bir kreş/oyun grubu.

  3. Demet

    Şeyda Hanım, inşallah siz de gönlünüze göre, içinize sinecek bir kreş bulabilirsiniz. Dediğiniz gibi gerçekten zor kreş bulmak küçük yaşta çocuk kabul eden…

Yorum Yapın

Gezinme