Blogsal Mevzular

2012: Her Ay İçin Bir Fotoğraf

Yılın bitmesine birkaç gün kala 2012 yılı yazılarıma şöyle bir göz attım da her aydan gözüme en çok çarpan bir fotoğrafımı (ya da bir kolajı) buraya taşımak istedim… Fotoğraf başlıklarının üzerine tıklayarak ilgili içeriğe ulaşabilirsiniz. Keyifli Pazar’lar olsun :) Ocak 2012 Şubat 2012 Mart 2012 Nisan 2012 Mayıs 2012 Haziran 2012 Temmuz 2012 Ağustos 2012 Eylül 2012 Ekim 2012 Kasım 2012 Aralık 2012

2011 Yılında Demetoloji

Sene biterken geleneksel yıl sonu değerlendirmelerinin vakti geldi de geçiyor diye düşündüm :) Bilenleriniz vardır; bu sene başında Blogger’ a gelen yasaklardan ötürü binbir tereddütle alan adımda değişiklik yapmıştım. Wordpress’ e alışma, beni takip edenlere sesimi duyurma çabalarıyla sancılı bir dönem olsa da, ben hâlâ çok eski yazılarımı, fotoğrafları, bozulan linkleri, mükerrer yorumları düzenleyebilmek için zaman yaratamasam da bir şekilde bu güne kadar geldim düşe kalka :) Sanırım zorlu süreci atlattığımı düşünüyorum ki; Mart ayından itibaren Demetoloji’ nin takip edilirliği düzenli bir yükseliş grafiği sergilemiş *-* Kendi alan adıma geçiş yaptığım günden bu yana en çok okunan yazılarımı da irdeledim; okumayanlar varsa bir göz atsın diye ;) Mart 2011: Martha Stewart Weddings Türkiye’ de Nisan 2011: Yeni Gelinin Kapı Süsü :) Mayıs 2011: Çanta Süsleme | Mor ve Çiçekli; Daha Ne Olsun :) Haziran 2011: Aykut Oğut | Benim Kitabım; Okundu, Bitti… Temmuz 2011: T-Shirt’ ten Elbiseye Dönüşüm Ağustos 2011:…

Fotoğraf Makineli T-Shirt Arayanlara

Yaz başlarında kendime aldığım fotoğraf makineli t-shirt o kadar çok ilgi gördü ki; Google aramalarından bloguma düşenler, bana mesaj atanlar derken aldığım t-shirt’ ün eşinden bir tane bile bulamadım ne yazık ki… Ancak sizler için sevindirici bir haberim var: Blog dünyasından tanıdığım sevgili Eda (Deli Bu! blogunun sahibesi) bir süredir neşeli t-shirtler tasarlıyordu; bilenleriniz vardır. Ben de fotoğraf makineli olanı ne zaman hazır olacak diye sıkı sıkı takip ediyordum kendisini :) Geçen gün Facebook üzerinde bu t-shirt’ ün görsellerini paylaştığını gördüğümde hemen kendisi ile irtibata geçtim, görsellerini blogumda kullanmak istediğimi belirterek, bana fotoğraf makineli t-shirt soran arkadaşlarımı böyle bir güzellikten mahrum bırakmak istemedim. Bildiğim üzere, yazıları boya ile yazan Eda, keçe ve kumaşlar ile süslediği t-shirt’ lerini özel isteğe göre de hazırlayabiliyor. Eğer aklınızda bir model varsa ya da tasarladığı diğer t-shirt’ lerini de görmek isterseniz sizi buradan alayım ;) Ayrıca, bu t-shirt’ ün hikâyesini bir de Eda’ nın ağzından…

İki

21 Ağustos 2009′ da başlamışım blog yazmaya, tesadüfi olarak bugün aklıma geldi, dur bakayım ilk yazıma dediğimde anımsadım o günün bugün olduğunu… Kaynak Zaman ne çabuk geçiyor, değil mi? O gün ne tereddütlerle yazı yazdığımı, yayınlayıp yayınlamama kararsızlığımı, sanki boşluğa sesleniyormuş gibi içinde olduğum garip hisleri dün gibi hatırlıyorum. Kaynak Ramazan’ ın ilk günü imiş yazmaya başladığımda, o gün içime bir istek geldiğini yazmışım ve hiç gitmemesini temenni etmişim :) Sanırım öyle yürekten dilemişim ki bu istek gitmeyi bırak, kaldığı yetmiyor gibi arttıkça artıyor :)) Kaynak Ne güzel arkadaşlıklar kattı bu blog bana, ne çok şey öğrendim buralarda… İyi ki başlamışım yazmaya diyorum şimdi; bazen bu uğurda uykusuz kalsam da, türlü zorluklar içerisinde blogumu güncellemeye çalışsam da, kimileri tarafından bedavaya vakit harcıyormuşum gibi değerlendirilsem de burada olmaktan çok ama çok mutluyum :) Kaynak Tabii, yazmaya devam etmemin, hala buralarda olmamın en büyük sebeplerinden biri de sizlersiniz – iyi ki varsınız…

Cuma Toplantısı: WordPress Tabanlı Blog

Bilenler bilir; iki yıldır blog yazıyorum ve ilk olarak çoğumuzun yaptığı gibi Blogger tabanlı olarak blog yazmaya başladım. Blog yasaklarına sinirlenince soluğu kendi alan adımda aldım ve Wordpress üzerinde blog yazmaya devam ettim/ediyorum. Burada blog yazmak, Blogger üzerinde yazmak kadar kolay olmasa da sıkıntılı dönemi atlattım sayılır. Gün geçtikçe yeni evimde eşyalar yerli yerine oturuyor ;) Taşınma işleminden sonra zaman zaman beni takip eden arkadaşlarımdan bloguma yorum bırakmakta zorlandıklarına ilişkin geri bildirimler almıştım. Bu durumu sizler için kolaylaştırmak adına çok araştırma yaptım ancak ne yazık ki elle tutulur bir sonuç elde edemedim. Yalnız şu bilgi işinizi kolaylaştırır mı bilmiyorum ama gözlemlerime dayanarak edindiğim bir şey – paylaşmakta fayda görüyorum: Wordpress tabanlı bloga bir kez yorum bıraktığınızda otomatik olarak isim/e-mail adresi gibi doldurulması zorunlu tutulan haneler tanınıyor ve siz bıraktığınız tüm yorumlar için sürekli o verileri doldurmak zorunda kalmıyorsunuz – yalnız bu durum aynı bilgisayardan bağlanmanız halinde geçerli – Bunu da…

Blog Yazılarınıza Link Vermek ve Daha Fazlası

Sevgili Sihirli Değnek – Çokoprensin Tutkunu blog yazılarımız içinde eski yazılarımıza nasıl link verdiğimizi çözememiş ve bu konuda yardım istemişti. Yorum hanesinde anlatmak zor olacağından, birkaç görsel ile anlatımı buraya taşımak ve bu vesile ile blogger dünyasında yeni olan arkadaşlarımıza da faydalı olabilecek birkaç noktaya değinmek istiyorum. Öncelikle blogunuzun güncellenmiş düzenleyicide yayın yaptığından emin olun yalnız; çünkü anlatımım onun üzerinden olacaktır. Şu şekilde ihtiyacımız olan kontrolü yapabilirsiniz;Ayarlar > Temel > Genel AyarlarAdım adım anlatmak gerekirse ;Adım 1 – Kayıtlarınızı oluşturduğunuz bölüme “Yeni Kayıt” sekmesine tıklayarak ulaşın ve yayınlamak istediğiniz yazınızı yazın.Adım 2 – Yazınız içerisindeki hangi kelime ya da kelimelere tıklanarak farklı bir linke ulaşılmasını istiyorsanız, o kısmı mouse ile seçin.Adım 3 – Yazı yazdığınız bölmenin üst kısmında “Bağla” diye bir sekme göreceksiniz. Ona tıklayın. Dikkat: Adım 2’ de seçmiş olduğunuz kelimeler hala seçili olmalı; aksi takdirde link bağlama işleminiz başarısız olacaktır.Adım 4 – Bağla sekmesine tıkladıktan sonra blogger size bir web adresi…

Neden Blog Yazıyorsunuz?

Kimi zaman özel hayatlarımızdan feragat ederek hayatımızın merkezine almıyor muyuz bu dünyayı? Hatta çoğu zaman?Peki genel olarak cebimize en ufak bir girdisi olmayan, ama zamanımızdan çokça çıktılar alan bu satırlar niye bağlar bizi buralara?Yazın millet havuzda, denizde güler, oynarken biz bir cafe’ de ya da otel odasına dizüstü bilgisayarımızla çakılı, fazladan yarımşar, birer saat geçirirken… Sabah erken kalkacağını bile bile bir saat daha geç uyumayı göze almış… İzlediği diziye tam odaklanamadan bilgisayar karşısında televizyona kaçamak bakışlar fırlatan yine…Herkes akıllı da bir biz mi kaldık deli acaba? :)Geziyoruz, fotoğraf çekiyoruz, yazıyoruz… Tasarlıyoruz, fotoğraf çekiyoruz, yazıyoruz… Giyiniyoruz, giydiriyoruz, fotoğraf çekiyoruz, yazıyoruz… Yemek yapıyoruz, yiyoruz, fotoğraf çekiyoruz, yazıyoruz…İnsan neden katlanır ki bunca meşakkate? Yazarken yoruldum ben :))Siz de mi bu gruptasınız? O zaman size de sorayım, neden yazıyorsunuz?Siz düşünedurun; önce ben cevabımı vereyim. Satır aralarında ortak noktalarımız vardır belki…Ben blog yazıyorum; çünkü ben sesimi duyurmak istiyorum. Ben kimi zaman insanların yüzlerine söyleyemediğim acı…

Blogumun 2010 En’ leri :)

Hani size ” Hişşt.. Bir Bakar mısın :) ” demiştim ya :)Vakit ayırıp bana konu ile ilgili e-mail gönderen arkadaşlarıma çok teşekkür ederim :)Aslında istatistikler en’ leri çok rahat söylüyor; ama yine de bazı şeyleri doğrudan sizden duymak daha iyi oluyor ;)İstatistiklere göre geçtiğimiz yıl en çok okunan/tıklanan yazılarım:1 – Ta-taaam! Lovely Shoes Siparişim Geldiii :)2 – Corby’lendim :) Hem de Pembesinden :))3 – Ayakkabilarim Geldi :)4 – Hobi Odam – My Hobby Room5 – Evlilik FotograflarimizPeki sizler ne demişsiniz, bir göz atalım :)Sevgili hayatgüzel demiş ki:Ben blogunun en sıkı takipçilerindenim, artık biliyosun:) Aslına bakarsan ben konusuna aldırmadan yazdığın her postu okuyorum:) Ama en sevdiğim, daha bi keyifle okuduğum postlarının kendini anlattığın postlar olduğu fark ettim:) Sen kendini anlattıkça ben seni kendime çok daha yakın hissediyorum:) Sanki tanışıyoruz ve samimi iki arkadaşız gibi:)http://cheerfuldemet.blogspot.com/2010/02/iste-bu-da-bizim-hikayemiz.htmlhttp://cheerfuldemet.blogspot.com/2010/01/evlilik-fotograflarimiz.htmlhttp://cheerfuldemet.blogspot.com/2010/01/evlilik-fotograflarimiz-2-parti.htmlhttp://cheerfuldemet.blogspot.com/2010/01/evlilik-fotograflarimiz-3-parti.htmlBu 4 post en keyifle okuduklarımdı:)(hayat güzel, 26, bayan)******************************************Sevgili jeliboncuk demiş ki:Konu seni sevindirmekse 1 dk mı değil…

Blogum; Bir Zamanlar Başucumdaki Kilitli Defter…

Geçtiğimiz haftasonu öğleden sonra biraz ucuzluk pazarlarını gezineyim dedim :) Gerçi o ucuz, bu ucuz derken sepeti dolduruyoruz; sonuçta yine aynı kefeye geliyor ya neyyyse…Ben ucuzluk avında iken; bir kız geldi yanıma, renkli defterlere bakınıyordu. Sonra bir ses belirdi kızın yanında;- Yürü yaa, sen günlük tutacak yaşı çoktan geçtin…Kız, “Niye yaa!” diye mızıldanarak geçti gitti yanımdan.Göz ucuyla bir bakayım dedim, kaç yaşında ki… Benden bile küçüktü :)İçimden onlara şöyle seslenmek geldi:- Günlük tutmanın yaşı yok ki. Blog denilen birşey var, siz bilmiyor musunuz yoksa? Sanal günce bir nevi ve yediden yetmişe birçok insan aslında günlük tutuyor ve günlüklerini artık kilitli dahi tutmuyor, okuyucularına açıyor :)Desem de pek anlaşılmazdı sanırım, bana uzaylı gibi bakarlar ve yanımdan kaçarlardı.Aslında geçmişe oranla şu an Türkiye’de de internet kullanımı, derken blog tutma alışkanlığı iyiden iyiye yaygınlaşmaya başladı. Belki de ileride blogu olmayan insan kalmayacak çevrede. Bloglar bir nevi işe alımlarda özgeçmiş olarak bile kullanılabilecek; ki…

Blog Sayfanızdan Navbar’ ı Nasıl Kaldırırsınız?

Ne zamandır aklımda, yazacağım, atlıyorum…Önce navbar nedir, kısaca onu belirteyim;Hani şu blog sayfanızda header’ın üzerinde paylaş, kötüye kullanım bildir, vs yazan bir satır var ya; renk seçeneği çok sınırlı ve dolayısı ile sayfanızla uyum sağlamıyor…Uzun zamandır gözümü rahatsız ediyordu; aradım, taradım, “Ben bunu yok etmek istiyorum” dedim Google amcama ve o da her soruma olduğu gibi buna da cevabını verdi, sağolsun :)Eğer blogumun tema rengi ile uygun bir renk sağlasaydı blogger, onu kaldırmayacaktım ama gerçekten dört renk seçeneğinden hiçbirini uyduramadım ben bloguma… Çok üzgünüm…Aranızda benim gibi bu görsellikten rahatsız olan ve “Ben de navbarımı kaldırmak istiyorum” diyen varsa burada nasıl yapıldığı çok güzel anlatılmış. Bir bakın derim ;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme