yastık

10 Yazılar Ana sayfaya dön

Bulut Yastıklar

En son dikiş makinemin başına oturduğumda yanlış hatırlamıyorsam hamileliğimin başlarıydı, sonra karnımın büyümesiyle hareketlerimin kısıtlanması, üzerime çöken o ağırlık hissi, peşinden İpek’ in doğumu, uykusuz geceler, bebekli hayata adaptasyon süreci, vs. derken bir baktım İpek bir yaşına gelmiş, ben bırak dikiş makinesinde bir şeyler dikmeyi, hobi odasındaki kumaş dolabının kapağını dahi açmamışım. Artık dikmeyi unuttuğumdan bile şüphe duyarken güzel haber; içimdeki üretme aşkı bu kadar molaya isyan etti ve eskisi kadar olamasa da yine bir şeyler kesmek, dikmek, yapıştırmak için masamı tekrar dağıtmaya başladım :) Gerçi artık olay şu şekilde gelişiyor; İpek uykuya geçiyor, oldu da ben de yorgunluktan bir koltukta bayılmazsam birkaç saatlik bile olsa bir şeyler yapabilmek, kafamı dağıtabilmek adına diğer odanın yolunu alıyorum. Tek kulağım İpek’ te – ha uyandı, ha uyanacak derken kısıtlı zamanımı maksimum verimle değerlendirebilmek için adeta kendimle yarışıyorum. Bazen bir bakıyorum, uykumdan biraz daha feragat etmiş, kendimi kumaşların büyülü dünyasına kaptırmışım, İpek de…

Yeni Yastıklar: Baykuş Sever ve Taraftar

Dikiş makinesini aldığımda ilk diktiğim şeydi yastık. Makine ile tanışmamız yeni evli olduğum aylara da denk geldiğinden, bir hevesle evdeki koltuğun rengine uygun aldığım kahverengi kadife kumaş ve döktüğü kırpıntılar hala gözümün önünden gitmez :)) Annem başımda neyi nasıl yapacağımı anlatırken ben pedala hızlı basıp parmağımı kaptırır mıyım telaşında, diğer taraftan dikerken köşeleri nasıl döneceğimi düşünürken bir de bakmıştım beş tane yastık dikmişim :)) Nasıl büyük zaferdi o gün benim için, gidip gelip yastıklarımı sevmiştim. Ve seneleri dolmadan da içlerini boşaltıp hepsini kötü emellerime alet etmiştim. O yastıkların içlerindeki elyafların dili olsa da konuşsa, evin içinde kaç yastık gezdiler :)) Neyse ki artık rahatlar; eve giden yolun hemen köşesinde bir yorgancı keşfettim, kilo kilo aldığım elyaf poşetleri kendilerini unutturdu bana *.* İlk dikiş maceram bir yana dursun – zaten daha önce anlatmışımdır eminim – ne zamandır aklımda olan, vakitsizlikten bir türlü sıra gelemeyen kılıflı yastık dikme olayına da böylelikle el…

Kişiye Özel Yastıklar

Ben teker teker yastıkları burada sıralar, her birinden uzun uzun bahsederim diyordum ama işleme yapıp, dikiş dikmekten burada onları sıralamaya fırsat bulamadım :)) Fotoğraflarını bile nasıl çektiğimi bilmiyorum; ki haftaiçi kargoya vereceğim ürünler için sabaha alarmımı 15 dakika daha erken vakte kurup fotoğraf çekmeye çalışmışlığım bile vardır daha ayılamadan :))) Eh, hâl böyleyken ben de kaldığım yerden şu güne kadar hazırladığım kişiye özel yastıkları toplu gösterime çıkarayım bari dedim :) Yoksa, nerede kaldığımı anımsayamadığım gibi ipin ucunu iyice kaçıracağım :)) Ayça ve Taner’ in evlerinin dış kapısına asmak için verdikleri sipariş. “Çalınmayacak mı kapının önünden?” diye sormuştum da merak edip; aile apartmanı olduğu için sorun teşkil etmeyeceğini söylemişti Ayça :) Bu da uyuyan bebeğin odasının kapısına asmalık :) Uyarı mahiyetinde *.* Şiir ne güzel isim, değil mi? :) Sevgili Banu’ nun kızına özel yaptırdığı hediye… İsim baş harflerinden oluşan farklı bir kombinasyon bu da :) Anlamı siparişi verene özel *.*…

Kişiye Özel Yastık: Enes

Sevgili Elif oğlu Enes için benden mini bir yastık isteyip tasarımını da bana bırakınca ilk aklıma gelen arabalı bir yastık hazırlamak oldu. Fikrimi Elif’ le paylaşıp oğlunun arabalara düşkün olduğunu öğrenince de zaten değmeyin keyfime oldu :) Severek işleyip diktiğim bu mini yastık bir erkek çocuğu için ilk çalışmam diyebilirim :) Pekâla, erkek çocuklar için de bıcır bıcır şeylerin yapılabildiğini görmek, olur da bir gün oğlum olursa durumu daha rahat kabullenmem için gerçekten motive edici olacak :p :))) Şaka bir yana, Elif’ in de yastığı en az benim kadar beğenmesi gerçekten çok mutlu etti beni… Bana güvendiği ve desteklediği için kendisine bir kez daha buradan teşekkür etmek isterim :) Not olarak, bu mini yastığın ebatları: 16×21 cm. Sizler de kişiye özel yastık siparişi vermek isterseniz demet@demetoloji.com adresinden fiyat ve diğer detaylarla ilgili benimle iletişim kurabilirsiniz.

Kişiye Özel Mini Yastıklar

Ben daha satış işlerine başladığımı ciddi ciddi duyurmadan, sevgili Bahar, nam’ı diğer “annesiningülü” özel sipariş alıp almadığımı sorunca öyle mutlu etti ki beni… Onun gibi tatlı bir insanla bir “ilk” e ortak olmak, adım attığım bu yolun olumlu gelişmelere gebe olacağının da sinyalini verdi bana :) Biliyorsunuz, enerji olayları ile aram iyidir *.* Bahar, mini yastıkları kızları Yağmur ve Damla için istedi. Özellikle tasarım kısmını güvenip de bana bıraktığı için kendisine bir kez daha teşekkür etmek isterim burdan :) İsimler Yağmur’lu, Damla’lı olunca ben birkaç bulut ve aralara martılar kondurmadan edemedim :) Bu yastıkların ebatları ortalama 11 cm x 22 cm şeklinde. Yeri gelmişken kısa da bir bilgi vereyim: İsimleri etamin kumaşına yazıyorum ve yastıkları dikiş makinesinde dikiyorum. Yastıkların içleri elyaf dolgulu ve yastığın sadece ufak bir kısmını elde dikiş ile kapatıyorum – doldurma işlemini tamamladıktan sonra ;) İçlerini elyafla doldurduğum parçalar küçük olunca dikiş makinesinde dikmektense elde dikmenin daha…

Kırkyama Yastığım

Elime geçen her kumaş küçük ve eşit ebatlarda kesilir, kesme matı ve bıçağına yürekten teşekkür edilir, yeni bir parmak faciasına yol açmamak için o sabırsız yanım frenlenir, 16 adet kumaş parçası hazır olduğunda kendi aralarında 4′ lü olarak eşleştirilir, ardından makinede dikilir, tüm parçalar birleşirken kumaşların denk gelmesi için maksimum çaba sarfedilir ve diktiğim, belki de dikebileceğim en parçalı dikiş olarak ortaya çıkan sonuç yeni bir yastığın ön yüzü olarak boy gösterir. Ehh, o zaman okuyucudan bir alkış da hak edilir :)))

Kadife “Patchwork” Yastık

Küçük kumaş parçalarının birleştirilerek bir araya getirilmesi sonucu yapılan dikişler “Patchwork”, Türkçe adı ile “Kırkyama” olarak adlandırılıyordu, değil mi? {Pek bir ders anlatır edada oldu bu giriş de *-*} Eğer birleştirilen parçaların adeti sayısında bir kısıtlama yoksa – ki olduğunu sanmıyorum – benim bir yüzü dört küçük parçadan oluşan pembiş kadife yastığım da bu grupta değerlendirilebilir öyleyse :) Bu kumaşları Üsküdar’ da keşfettiğim kumaşçıdan aldım geçen hafta – açılışı bunlarla yaptık anlayacağınız :) Yan yana görmek istediğim bu desenleri de değerlendirmek için bu yola başvurdum; yoksa kırkyama konusuna da iyice girip kırk parçaya bölünmeye hiç niyetim yok :)) Tamam, yine üç-beş çalışma yapabilirim; ama yok öyle devasa örtüler filan beklemeyin benden – vallahi çat diye çatlarım makinenin başında :D Yalnız Singer’ in kesme matı, cetveli ve döner bıçağı çok güzel iş çıkardı; o üçlüye ne kadar teşekkür etsem az, yoksa ben bunları elde makasla kesmeye çalışsam hayatta bu kadar düzgün…

Uzun, İnce Bir Yastıktayım : )

Biri bu kumaşı özel olarak yastık dikeyim diye poşetin içine atmış; uzuuun ince bir kumaş. Durduğu yerde “Beni yastık dik” diye bas bas bağırdığından ona başka birşey yakıştıramadım ve daha önce diktiğim renkli kelebekli yastıkta kullandığım şablondan faydalanarak bu kez sadece tek bir renk üzerinden gidip beyaz kelebekler kestim ve diktim. Kırmızı – beyaz işbirliğinde uzunca bir yastık oldu kendisi. Şu kapı altlarına konulan soğuk önleyicileri andırdı bir yandan da bittikten sonraki görüntüsü ama bu kelebekleri ben yere koymaya kıyamam, arkadaşlarının yanında takılsın şimdilik :) Ve böylelikle dikiş makinemi aldığımda annemin yardımı ile ilk dikiş denemem olan kahverengi yastıklarıma bir bir veda etmeye başladım… Hani hâlâ yastıklardan elyaf aşırdığımı düşünmeyin :)) Sadece yastıkları yeniliyorum *-*

Şubat’ ın Karı Yağarken…

Sanırım 30 yıllık ömrü hayatımda gördüğüm, belki de görebileceğim en yoğun karlı günler bunlar :) Tadını çıkarabilmek pek mümkün olmasa da işten erken çıkmanın hatrına bir süre daha bu soğuk, sulu ve çamurlu günlere katlanabilirim sanırım :)) Öyle bir şey ki; Cuma günü hava koşulları sebebi ile 16.00 gibi mesaimiz bitmişti; Pazartesi yine 16.00, Salı 15.30, Çarşamba yani bugün de 14.30 ile mesaiyi sonlandırarak kar tatili rekoru kırdık :)) Hani memnunum bu durumdan memnun olmasına; ama alışacağım ve saat 18.00′ de işten çıktığımda bunalıma gireceğim diye çok korkuyorum :D Şunu da çok net anladım ki; işten birkaç saat erken çıkabilmek harika birşey :) Göze az gibi gözükse de haftaiçi gün ışığında evin duvarlarının nasıl gözüktüğünü bilmek, sonra evde yemek yapıp, kendine ayırabileceğin ekstra zaman dilimlerinin varlığından haberdar olmak ilaç gibi geliyor bünyeye :) Bir de şu bloglardaki “Google Friend Connect” eklentisinin önümüzdeki ay itibari ile kapatılacağını okumasaydım bugün, keyfime diyecek…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme