Fotoğraf Aşkına

Gelin Damat Fotoğraf Çekimi

Ara ara talep geldikçe fotoğraf çekimlerine de gitmeye devam ediyorum. Ne yazık ki henüz fotoğraf çekimi için bol vakti olan bir çifte denk gelemesem de, o günün stresi ile fotoğraf çekimi evde rahat rahat fotoğraf çekmeye pek benzemese de gelin – damat fotoğrafı çekmeyi çok seviyorum. Genelde kuaförde hazırlıklar planlanandan uzun sürdüğünden, İstanbul trafiği eklenince bir de üstüne; fotoğraf çekimleri için o kadar az zaman kalıyor; ki bazen kendimi beş dakika daha fotoğraf çekmek için yalvarırken buluyorum :)) İki hafta öncesinin fotoğraf çekimlerine ait bu kareler; biri Cumartesi gününden, diğeri de Pazar gününden. İki düğünün aynı güne denk gelmemesi için çok dua etmiştim; nitekim istediğim gibi oldu – birer gün ara ile evlenen her iki çiftin fotoğraf çekimlerinde de bulunabildim :) Cumartesi günü çiftimiz: Meral & Erhan Hava o haftasonu çok soğuk olduğu için ve kuaför + nikah yerine yakınlığı da göz önünde bulundurarak çiftin tercihi doğrultusunda Haydarpaşa Garı’ na…

Fethi & Serpil Düğün Fotoğrafları

Kaldığım yerden yeni bir çiftin düğün fotoğrafları ile devam ediyorum :) Bu aralar çekimler üst üste gelince yoğunluktan buralara vakit ayıramaz oldum; ki elimdeki diğer işlere bile yetişemez durumdayım… Köşede tamamlanmayı bekleyen bir sürü yüzük yastığı bana bakarken aklımdan “Demetoloji Dükkan” ın detayları bir türlü çıkmayadursun ve ben tam o esnada yani şu an blogumu kıyısından köşesinden bir yerlerden yakalamaya çalışayım, iyi mi? :)) Kaç şeye yetişmeye çalıştığımı bilmezken ben, siz yukarıdaki paragraf içerisindeki denklemi çözebildiyseniz ne alâ *.* Zira, vaktimi en çok alan, yine de benim son zamanlarda zevkle yaptığım çarpı işine de kısa bir mola demek zorunda kaldım. Biriktirdiğim şablonlarının hasreti ile yandığım dergiler de bekleyiversin bir köşede :)) Çıktı mı size bir iş daha :)) Hıh, bir de sonuncusunu geçen sene yaptığım Demetoloji çekilişlerinden yinelemek istiyorum yakın zaman içerisinde ama onu da hangi araya sıkıştırırım, hiç bilemiyorum :))) Ve yine bir de yaptığım bu tarz fotoğraf çekimlerini…

Fatoş & Soner Düğün Fotoğrafları

Senenin ilk düğün fotoğrafını çekmek geçtiğimiz Cumartesi gününe kısmet oldu… Model yönünden fazlasıyla şanslı olduğumu söylememe gerek yok sanırım :) Eğer İstanbul trafiği vaktimizi çalmasaydı ve biz çekim yerinde planladığımız saatten daha önce olabilseydik çekmek istediğim daha çok fotoğraf vardı ama… Neyse ki çekime kuaförde başlamıştık da hazırlık aşamalarına da dahil olup detayları da fotoğraflandırabildim *.* Yoksa dış mekanda geçen bir saatlik süre bana hayatta yetmez, çifti de bir yere yollamazdım :p :)) Eh, az laf, bol foto diyerek çektiklerimin bir kısmı ile devam edeyim, daha fazlasını görmek isteyenleri Demetoloji’ nin Facebook sayfasına davet edeyim madem :)

Bir Sürü Kalp :)

Normalde birkaç cümle yazıp gitmek pek tercih ettiğim bir yazı şekli olmasa da yazamadıkça gözüme daha çok batan haftasonu yazısı orada öylece asılı kalmasın diye kalplerimi bırakıp en kısa zamanda tekrar geleceğimin sözünü vereyim istedim :) Yeni haftasonu geldi neredeyse; utandım vallahi :)))

Kırmızıdan Göründüler Bana : )

Geçtiğimiz Cumartesi günü yorgun bedenim uykuya teslim olup da ben bir kare bile fotoğraf çekme fırsatı bulamayınca Pazar günü kendimce erken bulduğum bir saate alarmımı kurdum :) Tamam, alarm çaldıktan sonra bir saat ileriye tekrar ötelemiş olabilirim ama bu fotoğraf çekmeme engel değildi :) Zira, Pazar olduğunun bilincine varıp tekrar uyuma isteğimi göz önünde bulundurarak ayarlamıştım alarmımı :)) Böyle kendimle müthiş bir işbirliği içindeyimdir :))) Pazar gününe alarm kurup uyanmanın amacı uyuyan kocama kahvaltı hazırlamaktı demeyi çok isterdim ama avcunu yaladı :)) Hedef; aramıza bir ay önce katılan, beyaz renkli minik Ikea masamın üzerinde çakma yılbaşı masası kurmak ve onun fotoğraflarını çekmekti :) Çakma diyorum; çünkü ortada yemek filan yok :)) Sadece tabaklar, çatallar filan :D Beni öyle abuk bir halde bir halde fotoğraf çekerken gören eşimin yorumu “Sen delisin” iken siz şimdi beni okumaya devam etmek için anlamlı bir sebep bulmaya çalışıyorsunuzdur eminim orda :))) Neyse, Ikea masası diyordum…

İyi Haftalar Herkese : )

Şirketin önünde ne zamandır dikkatimi çeken, sonunda geçtiğimiz Cuma objektifime poz verdirtmeyi başarabildiğim çiçeklerle {bunlar da kokina mı oluyor, bilemedim bak şimdi} ; Boyner yeni yıl indirimlerinde görüp de sevimliliğine dayanamayarak aldığım şirin mumluğumla ; Arkadaşımın yaptığı ve ilk deneyimi olan, çatılarına karlar düşmüş mis kokulu ‘ev’ kurabiyeleri ile ; İyi haftalar herkese :)

“Bir Demet Fotoğraf” a Davetlisiniz : )

Çocukluğumda kendime yeni bir defter aldığımda hangi renk kalemle yazacağımın kimbilir kaç kez denemesini yapardım. Onu bırak, el yazımı müsvette bir kağıtta deneyimler, sanki yabancı bir kişinin yazısıymış gibi kendime not verir; yazı karakterlerinin inci gibi dizildiğine ikna olduktan sonra yeni defterime yazmaya başlardım… İnsan 7′ sinde ne ise, 70′ inde de öyle olur derler… Henüz 30′ umdayım ben, 70′ i görür müyüm bilmem ama; gerçekten hâlâ aynı mükemmeliyetçi tavrı sürdürüyorum hayatımın her alanında… Yine şunun şurası şöyle olsun, burası böyle olsun derken ne kadar zaman kaybettiğimi fark ettim de bugün, hemen buraya ilk yazımı yazma kararı aldım kendi içimde… Bir şekilde sesimi duyurup, “Şu kırmızı kurdeleyi kesmeliyim artık” dedim :) Devamı… Bir Demet Fotoğraf’ ta…

Doğadan…

Bayramın birinci günü Adapazarı’ ndaydık. Aşağıdaki fotoğraflar da eşimin akrabalarını ziyaret ederken bulduğumuz boşlukta benim doğa ile bütünleşmemin birer kanıtıdır :) Sondan iki kare de bayramlık ben oluyorum ucundan azıcık – arkalardan yerleri süpüren eteğimle tüm Sakarya’ yı temizleyip İstanbul’ a döndüm o günün akşamında :) Rahatlığımdan taviz vermememin hazin sonu diyelim ya da biz buna – bakınız ayakkabılar :))

Çocuklar Gibi Şendik : )

Bu tatilde birbirinden tatlı üç minik model eşlik etti fotoğraf makinemle bana… Bizim için giyindiler, süslendiler, püslendiler… Gerçi arada fotoğraf çektirdiklerini unutup kendilerini oyuna kaptırdılar ama olsun… Ben çokça peşlerinden koşup onları yakalamaya çalıştım; o kıpır kıpır hallerinde çok kolay olmasa da o eğlenceli anların çoğunu fotoğraf albümümüze ekleyebildik :)

Siyahlar İçinde

Bayram tatili bitti ve koca tatil boyunca TTNET’ in çözümleyemediği sorun sebebi ile bilgisayarımdan internet bağlantım sıfırlandı. Şu an da interneti yavaş-mavaş mobil bağlantım üzerinden çekerek bu yazıyı giriyorum. İnternetimin de ne zaman geleceği meçhul olmakla beraber tüm planlarımı altüst eden sevgili internet sağlayıcıma da buradan teşekkürlerimi sunmadan edemiyorum! Neyse.. Bu tatil bol bol fotoğraf çektim – çekindim :) Önce dikiş projelerimde astar olarak kullanmayı planlayarak aldığım siyah penye kumaşın fotoğrafta fon olarak kullanılmasıyla elde ettiğimiz sonucu paylaşmak istiyorum *-* Sağdan soldan kumaşı duvara bantlayarak her ne kadar görüntü kirliliği yaratsak da, “Aman bu kumaş duvarda fazla asılı kalmayacak” diye panikleyip dursak da ben buna dikiş ve fotoğraf aşkının birbirine olan sonsuz desteği diyorum :) Hem arka planda ne olduğunu ben söylemesem bilemezdiniz zaten, değil mi? ;) Ve atlamadan, kullanılan tüm aksesuarlar H&M yeni sezon olup, sadece birşeye bakacağım diye mağazaya girip eşimin bakışlarıma dayanamayarak aldığı hediyelerdir – sağolsun *-*…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme