ben yaptım

10 Yazılar Ana sayfaya dön

Dantelli Şort

Geçtiğimiz yıl Kadıköy Pazarı’ ndan renk renk danteller almıştım. O hevesle bizim gelinin bir kot şortunu da süsleyeyim diye el koymuştum. O zaman hem vakitsizlikten hem de dantelin tam renk tonunda ipi bulamamaktan bir türlü süslemeye başlayamamıştım. Gel zaman, git zaman, ben istediğim iple bir tuhafiyede karşılaşınca mevsimlerden kıştı :)) Hazır şimdi vakit bulunca bu yaz da geçmeden şortun süsleme işlemini tamamlayayım da bari bu yaz giysin dedim :) O zaman aklıma hayalet ip kullanmak gelseydi bu kadar çok uzamazdı gerçi. Konuya tam odaklanamayınca çözüm yolları da tıkanıyor. Halbuki bir sene kadar köşede bekleyen şort bir günde yenilendi ve yazın gelmesini bekliyor şimdi dört gözle :) Gelelim nasıl yaptığıma – aslında pek anlatılacak şeyi yok ama yine de hiç bilmeyenlere fikir vermek adına not olarak düşeyim; Elimdeki dantel parçasını gözüme hoş gelecek şekilde kesip iki simetrik parça elde ettim. Büyük bir dantel parçasını ikiye ayırıp şekli kendim oluşturduğum için o…

İğnelik Aşkına

Cumartesi gecelerini bilgisayar başında geçirmek pek alışkanlığım değildir ama uzun zamandır buraya uğrayamamamın yarattığı vicdan azabı ile neredeyse iki ay önce diktiğim iğneliklerle ufaktan ses vereyim istedim :) Özellikle Instagram da kullanmaya başladığımdan beri sanki Demetoloji’ yi okuyan herkes ordan haber alıyor, takip ediyor gibi geldiğinden mi bilmiyorum; burayı biraz boşlar gibi oldum sanki… Aslında blog yazmanın yerini hiçbirşey tutmuyor da birşeylere vakit ayıramayınca böyle teselli ediyor işte insan kendini :) Gelelim iğneliklere… Ne zamandır dikmek istiyordum; hem kendime hem de dükkan için… Hadi, kıyıda – köşede kalmış kumaş artıklarını değerlendireyim diyerek kesip diktiğim, çok da eğlendiğim bir çalışma oldu. Hele şu patchwork olayı ne kadar bir çılgınlık gibi gözükse de gözüme, o kumaş parçalarını bir araya getirdikten sonra ortaya yepyeni birşeyler çıktığını görmek muazzam keyif veriyor bana :) O yüzden, kendimi sabırlı hissettiğim günlerde çarpı işi yapmıyorsam mutlaka bir kes – birleştir – dik projesine bulaşıyorum :) Süsleme işlerini…

Çarpı İşi Kokeshi Bebek

Yaklaşık 10 yıldır taşımacılık sektöründe çalıştığımdan ve ağırlıklı olarak da Uzakdoğu bölgesi acenteleri denk geldiğinden Çinlilerle olsun, Japonlarla olsun pek bir haşır neşirimdir. Şu an da bir Japon firmasında çalışıyor olmam yolumdan şaşmadığımın göstergesi olsa gerek :)) Çekik gözlüleri severim. Onların oyuncaklı süslemelerini, ıvırlarını zıvırlarını hele daha çok severim :)) Kokeshi bebekler de bu anlamda favorilerim arasında değerlendirilebilir; ki Cross Stitcher dergisini kitapçıda gördüğümde sırf bu bebek şablonu için aldığımı da itiraf edebilirim :) Ama baksanıza şunun tatlılığına… Sevilmeyecek gibi de değil hani *.* Yeri gelmişken şunu da söyleyeyim: Bu şablonları nereden bulduğuma dair mesajlar, sorular geliyor. Ben genelde yurtdışı ağırlıklı dergiler almayı tercih ediyorum. Daha önce de söylemiştim, kendi dilimizdeki dergiler beni pek tatmin etmiyor artık, sanki sürekli aynı şeyleri tekrarladıkları hissini uyandırdıkları için üzerimde, ben aylık dergi hakkımı yabancı kaynaklardan yana kullanıyorum. Biraz daha pahalı oluyor, evet ama verdiğim parayı hak ettiklerini düşündüğüm için şu aşamada sorun yok.…

Kahveli Çarpı İşi

Bu çarpı işi çerçeveyi sevgili Elif’ in isteği üzerine yapmıştım, sanırım geçen aydı. Fotoğrafını çekip de düzenleyemediğim için burada paylaşamadığım o kadar çok şey oldu ki özellikle şu son zamanlarda, bu da onlardan birisi… Taslaklarda tek başına kaldığını görünce “Üzülme” dedim, “Sıranı başkaları kaptı belki ama bugün senin günün :)”… Öyle de konuşurum fotoğraflarla, nesnelerle. Ehh, ne de olsa evde sandalyeye çarpıp ondan özür dileyen biriyim :)) Çarpı işine aslında daha çok vakit ayırmak isterdim. Öyle güzel şablonlar var ki yabancı dergilerde, hepsini yapıp duvarlara asmak, birilerine hediye vermek için içim gidiyor :)) Çalışan insanın zaman sorunu malum… Tezcanlı biri olaraktan çabuk biten projeler her zaman benim için baş tacı :) Çarpı işi kitapları, dergileri de iplerle beraber sehpanın üzerinde bana göz kırpar, öyle arada bir tanesini seçer, uyuklamadan önce işlerim zaman zaman :) Özellikle hobi odasına kaldırmıyorum ki kutusunu, o kalabalıkta unuturum ben bu bi’çareyi, yıllar sonra bulurum kutuyu…

Süslü Çantalar

Süslü babetlerden sonra böyle bir başlık atmasam olmazdı :) Tesadüfen denk geldiğim toptancı bir çantacının seri sonu olduğu için elden çıkardığı tüm saten çantaları topladım kendisinden… Eminim satıcı çok şaşırdı ve çokça da sevindi bu duruma; ki hislerimiz karşılıklıydı :)) Ve çantalarına kendi yorumumu da katarak şık gece çantaları tasarladım :) Acaba görseler tanırlar mı ya da çantaları satmak için benden geri isterler mi bilmem ama artık çok geç sanki :)) Buyrun, burdan efendim;

Süslü Babetler

Evet, sipariş üzerine yaptığım çarpı işi çerçeve ve kasnaklar var henüz sizlerle paylaşamadığım ancak vakit kısıtlılığından ötürü hazır düzenlenmiş fotoğraflarımdan yola çıkarak sırayı süslü babetlerime veriyorum :) Yoksa ben her geçen gün artan fotoğraf yığını altında iyice kalıp toptan isyan bayrağını çekeceğim :)) Babetler… Ben çarpı işi projelere boğulduğum esnada Uzman Tv’ den gelen çekim talebi ile gün yüzüne çıkan ve bir daha da elimden düşüremediğim sevimli babetlerim benim :) Babet temin etmede sıkıntı yaşamasam aslında, o kadar çok model var ki aklımda uygulamak istediğim… Şöyle kolilerce renk renk babetin arasında beni birkaç gün bırakın, şu mağazalarda yeni sezon diye raflarda yerini alan ayakkabılardan alâsını tasarlamayan ne olsun :)) Fazla mı iddialı oldu, ne! :)) Yok ama az bile söyledim sanki; şu babetlerin topuk kısımlarına altın gibi bir parça koymuşlar ya – uysa da uymasa da – yeni sezon demişler bir de adına; o ne alaka, çözen beri gelsin. Beni…

Yeni Yıl Geliyoooorr :)

Bu ara çarpı işinden gözüktüler bana… Duruldum ama, nerdeyse iki hafta önce yaptıklarım bunlar :) Blog güncellemelerim biraz geride kaldı; çektiğim fotoğrafların çokluğu arasında sıkışıp kaldılar diyeyim :) Zaten çektiklerimin yüzde birini bile düzenleyip buraya aktaramıyorumdur da neyse… Eh, çarpı işine sarınca böyle, yeni yıl süslemelerim de haliyle onlardan çıktı :) Çıktı da… Ne bunlar acaba diye bakıyorsanız vereyim cevabını hemencik :) Bu gördükleriniz “Kapı kolu yastıkları” oluyor *-* Uppss, o da mı ne? Uydurdum, oldu işte :) Her çarpıladığımı çerçevenin içine koyamayacağımdan bir kısmını böyle minik minik yastıklar halinde kapı kollarına assak pekâla olur diye düşündüm :) İçlerine de elyaf doldurdum. Ohhh, pofuduk pofuduk :)) Hatta ve hatta harfleri yazdıktan sonra, çarpı işi ile değişik notlar yazıp kapı kollarına asabileceğim fikrine de çok sıcak baktım; mesela “Rahatsız Etmeyin”, “Kitap Okuyorum”, “Bebek Uyuyor”, “Sessiz Olun”, “Sigara İçmeyin” gibi gibi :) Şimdi tek ihtiyacım olan şey daha çok zaman – zira…

Renkli Ikea Düzenleyicisi

Ikea hakikaten evimizin herşeyi, değil mi? :) Beni zamanında saklama kutuları ile tanıştıran, mağazadan içeri girdiğimde kendimi kaybettiğim, hatta uğruna araba + ehliyet almayı düşündüğüm tek yer diyebilirim :) Keşke daha kolay ulaşılabilir bir noktada olsaydı da kendisini daha sık ziyaret edebilme şansım olsaydı; zira bir erkeğe (kendisi koca kişisi olur) kalınca işim, mümkün mertebe uzak tutuluyorum böyle yerlerden, ben de kataloglara bakarak avutuyorum kendimi… Bu düzenleyici de İzmir’ de yaşarken Ikea’ dan aldığım ilk ürünlerden sayılır. Öyle devasa gözüktüğüne bakmayın, aslında 9 çekmeceli olarak satılıyor; ben annemin evinde aynısından bir tane daha bulunca, geçen gitmemde onu da kendi evime transfer ettim… Yalnız çekmece adedi çoğalınca gözüme öyle ruhsuz gözüktü ki bu tahta parçaları; ön kısımları renklendirmeye karar verdim. Boya işleri ile aram pek iyi olmadığından ya da hiç bulaşmak istemediğimden diyeyim; aklıma ilk gelen keçelerim oldu. Yaptığım iş çok basit; çekmelerin ön yüzlerinin en – boy ölçülerini alıp oyuk…

Düğün – Dernek Hâlleri < Finale Doğru >

Blog sayfam bir bayram kutlamasında asılı kalmış – deliye her gün bayram der gibi :) Gerçi son zamanlarımı daha iyi tarif edecek bir tanımlama da olamaz herhalde *-* O kadar çok işim var ki; adeta delirdim – meselâ yarın akşam İzmir’ e gidecekken ben, şu an bilgisayar başında oturmuş, neredeyse 10 günlük fotoğraflarımı düzenliyor, bir yandan da harıl harıl bloguma yazı yazmaya çalışıyor olmamı pek akıllıca bulmuyorum – yarın işe gideceğim, daha valiz hazırlayacağım, siz düşünün halimi :) “Nerelerdeydin, sesin soluğun hiç çıkmıyor?” diye soranlara; düğüne giyecek kıyafet arayışı içerisinde olduğumdan işten arta kalan vakitlerimi mağazalarda geçirdiğimi ve kendimi harap – bitap bir halde uykuya teslim ettiğimi söyleyebilirim. Hem ebatlarım abiye kıyafete pek müsaade etmediğinden, hem de abartılı derecede taşlı, pullu bir elbise giymek istemediğimden içime sinen bir modele denk gelemedim ne yazık ki… Hal böyleyken, siyah renk tercih etmek istemediğimi söylesem de, düşünce gücü – çekim yasası mı artık…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme