Nisan 16, 2013

3 Yazılar Ana sayfaya dön
Günlük yazılar gösteriliyor Nisan 16, 2013

Çarpı İşi Kokeshi Bebek

Yaklaşık 10 yıldır taşımacılık sektöründe çalıştığımdan ve ağırlıklı olarak da Uzakdoğu bölgesi acenteleri denk geldiğinden Çinlilerle olsun, Japonlarla olsun pek bir haşır neşirimdir. Şu an da bir Japon firmasında çalışıyor olmam yolumdan şaşmadığımın göstergesi olsa gerek :)) Çekik gözlüleri severim. Onların oyuncaklı süslemelerini, ıvırlarını zıvırlarını hele daha çok severim :)) Kokeshi bebekler de bu anlamda favorilerim arasında değerlendirilebilir; ki Cross Stitcher dergisini kitapçıda gördüğümde sırf bu bebek şablonu için aldığımı da itiraf edebilirim :) Ama baksanıza şunun tatlılığına… Sevilmeyecek gibi de değil hani *.* Yeri gelmişken şunu da söyleyeyim: Bu şablonları nereden bulduğuma dair mesajlar, sorular geliyor. Ben genelde yurtdışı ağırlıklı dergiler almayı tercih ediyorum. Daha önce de söylemiştim, kendi dilimizdeki dergiler beni pek tatmin etmiyor artık, sanki sürekli aynı şeyleri tekrarladıkları hissini uyandırdıkları için üzerimde, ben aylık dergi hakkımı yabancı kaynaklardan yana kullanıyorum. Biraz daha pahalı oluyor, evet ama verdiğim parayı hak ettiklerini düşündüğüm için şu aşamada sorun yok.…

Kahveli Çarpı İşi

Bu çarpı işi çerçeveyi sevgili Elif’ in isteği üzerine yapmıştım, sanırım geçen aydı. Fotoğrafını çekip de düzenleyemediğim için burada paylaşamadığım o kadar çok şey oldu ki özellikle şu son zamanlarda, bu da onlardan birisi… Taslaklarda tek başına kaldığını görünce “Üzülme” dedim, “Sıranı başkaları kaptı belki ama bugün senin günün :)”… Öyle de konuşurum fotoğraflarla, nesnelerle. Ehh, ne de olsa evde sandalyeye çarpıp ondan özür dileyen biriyim :)) Çarpı işine aslında daha çok vakit ayırmak isterdim. Öyle güzel şablonlar var ki yabancı dergilerde, hepsini yapıp duvarlara asmak, birilerine hediye vermek için içim gidiyor :)) Çalışan insanın zaman sorunu malum… Tezcanlı biri olaraktan çabuk biten projeler her zaman benim için baş tacı :) Çarpı işi kitapları, dergileri de iplerle beraber sehpanın üzerinde bana göz kırpar, öyle arada bir tanesini seçer, uyuklamadan önce işlerim zaman zaman :) Özellikle hobi odasına kaldırmıyorum ki kutusunu, o kalabalıkta unuturum ben bu bi’çareyi, yıllar sonra bulurum kutuyu…

Yeni Yastıklar: Baykuş Sever ve Taraftar

Dikiş makinesini aldığımda ilk diktiğim şeydi yastık. Makine ile tanışmamız yeni evli olduğum aylara da denk geldiğinden, bir hevesle evdeki koltuğun rengine uygun aldığım kahverengi kadife kumaş ve döktüğü kırpıntılar hala gözümün önünden gitmez :)) Annem başımda neyi nasıl yapacağımı anlatırken ben pedala hızlı basıp parmağımı kaptırır mıyım telaşında, diğer taraftan dikerken köşeleri nasıl döneceğimi düşünürken bir de bakmıştım beş tane yastık dikmişim :)) Nasıl büyük zaferdi o gün benim için, gidip gelip yastıklarımı sevmiştim. Ve seneleri dolmadan da içlerini boşaltıp hepsini kötü emellerime alet etmiştim. O yastıkların içlerindeki elyafların dili olsa da konuşsa, evin içinde kaç yastık gezdiler :)) Neyse ki artık rahatlar; eve giden yolun hemen köşesinde bir yorgancı keşfettim, kilo kilo aldığım elyaf poşetleri kendilerini unutturdu bana *.* İlk dikiş maceram bir yana dursun – zaten daha önce anlatmışımdır eminim – ne zamandır aklımda olan, vakitsizlikten bir türlü sıra gelemeyen kılıflı yastık dikme olayına da böylelikle el…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Gezinme